01-22-2007, 09:59 PM
Korku, oyunlarda çokça işlenen bir temadır. Atmosferiyle oyuncuyu kendine bağlayıp, onu sürekli olarak diken üstünde tutabilmek ise pek az oyuna kısmet olan olgulardan. Tabi oyuncuyu bu şekilde etkileyebilmenin yolu, mümkün mertebe gerçekçi bir yapı ve konu bulunmasından geçiyor. Hiç, gelecekte geçen ve son teknoloji ürünü silahlara sahip bir karakteri yönetirken, normal bir yerde bulunan karanlık bir koridorda, nereden geldiği belirsiz sesler karşısında silahsız ya da çok güçsüz silahlara sahip olan birini yönetirken yaşanan korku aynı mıdır? Tabii ki değil...
Yerli oyunlarda son zamanlarda yaşanan artış ve bu artışa paralel şekilde oyunlardaki kalite ve özgünlüğün de artmasını işaret eden son temsilci olarak, geçtiğimiz günlerde teknoloji tanıtımı amaçlı beta demo'su yayınlanan İstanbul Hikayeleri de tam bu noktayı merkez alarak hazırlanan oyunlardan biri olarak karşımıza çıkacak. Aslına bakılırsa oyun bünyesinde birden fazla ilki barındırıyor ve bizce en önemlisi yapımın yapımcı Murat Çileli'nin de belirttiği üzere "Türkiye'nin tarihi zenginliklerini ve kültürünü tanıtan ilk ve tek Türk oyunu" olması. "Nasıl Türkiye'nin tarihi zenginlikleri tanıtılıyor?" diye soranlar için oyunun konusundan biraz bahsedelim.
Demo'da konu üzerinde çok durulamasa da Çileli'nin konuyla ilgili açıklamaları doğrultusunda kısaca olayı şöyle özetleyebiliriz: Oyun, profesyonel iki hırsızın İstanbul'daki çeşitli yer altı mekanlarında hazine bulma sevdasıyla başlayan macerasının, nasıl bir kabusa dönüştüğu üzerine kurulu. e konu İstanbul'da geçiyorsa ve yönettiğimiz karakter de yer altında hazine arıyorsa buna en uygun mekan kimsenin giremediği/girmeye cesaret edemediği Anemas Zindanları'dır şüphesiz. Oyunun bu bölümde geçen demo'sunun önümüzdeki zamanlarda yayınlanacağı sözünü Çileli vermiş durumda. Bekliyoruz :)
Bazı efsaneler gerçekler üzerine kuruludur
22 MB'lık teknoloji demo'muz bizi hoş bir videoyla karşılıyor. Mistik bir müzik eşliğinde İstanbul'un gizemlerini anlatan cümleler ardı ardına ekranımıza konuk oluyor. Ardından oyuna girdiğimizde yönettiğimiz karakterin darmadağınık evindeyken hayatını değiştirecek olan telefon gelmesini anlatan video giriyor ve oyuna başlıyoruz.
Oyun başlar başlamaz ilk dikkatimi çeken arka planda sürekli olarak devam eden bir kadın ağlaması efektiydi. Aynı zamanda Silent Hill'lerden tanıdığımız psikoloji yıpratan tipte bir ses efekti bulunuyordu. Etrafı dolaşmaya başladığımızda, alanımızın oldukça kısıtlı olduğunu biraz dolanınca anladım. Zaten 22 MB'lık demo'ya bu kadar şeyin sığması bile bence iyi bir şey. Demo'nun süresinin aşırı kısa olması ve demo sonunu görmek isteyenleri etkileyebilecek nitelikte şeyler yazmak istemediğim için (her an yazabilirim, zor tutuyorum kendimi :) hemen teknik detaylara gireyim.
Öncelikle oyuna, hem grafiksel olarak hem de ses efekti bağlamında çok yüklenmek istemiyorum. Sonuçta bu oyun tamamen sıfırdan yapılan bir oyun. Yapımcı Murat Çileli'nin de dediği gibi oyun teknik olarak sürekli geliştiriliyor. o yüzden yapımın son halinin bu teknoloji tanıtımı amaçlı beta demo'suyla yakından uzaktan alakası kalmayabilir çıktığında. Az sonra yazacaklarım, oyunun çıkması zamanlarında kuvvetle muhtemel değişecek olsa da genel teknik yapısından ve oynanışından bahsedeyim.
Grafikler ortalama kalitede, ortamı çevreleyen tepenin kaplamasıyla köhne binanın, ya da yer kaplamalarının arasında dağlar kadar fark var. Yer kaplamaları bu iki tip kaplamaya göre çok çok daha kaliteli. Ancak bana grafikler Unreal 1 motorunu hatırlattı. Oyunda zaman olarak gece saatleri olması dolayısıyla hava karanlık, yolumuzu aydınlatan ise göremediğimiz elimizdeki meşale. yöneldiğimiz alanlarda ışığın artması daha çok çok eksik özellikli bir yapıma göre oldukça hoş. Bunun haricinde ses efektleri hakkında da bir şeyler yazmak isterdim, ancak yorum yapabilecek nitelikte ve çoklukta ses efektleri yok maalesef. Buna rağmen oyunun başında kullanılan müziğin havasını yansıtabilen orijinal müzikler kullanılırsa oyun gerçekten atmosfer bakımından çok hoş olur (demo'daki parça anonim).
Fizik modellemesi, parçacık modellemesi vs. şu durumda "uç" olarak nitelendirebileceğimiz konulara değinmeden yazıyı tamamlayacağım. En nihayetinde bu beta demo "işte böyle bir yapım geliyor" demek amaçlı hazırlanan bir demo. o yüzden şurası şöyle burası böyle deyip gereksiz yere satır ve karakter tüketmek istemiyorum. Ancak yapımcı Murat Çileli, oyunu çıktığı zaman bedava dağıtacağını belirtiyor ve ürünün sadece ülkemizin kültür zenginliklerini tanıtması için bir vesile olması için çabalıyor. Bu gibi amatörce, ama profesyonel düşüncelerle hazırlanan materyallere saygımız ve desteğimiz sonsuzdur, sonsuz olmalıdır kanımca. Yeni demo'ları ve elbette oyunun kendisini merakla bekliyoruz ve çabaları dolayısıyla Murat Çileli'ye şükranlarımızı sunuyoruz.
Beta demo'yu Bu mesaj içinde bulunan Linkleri görmek için üye olmalısınız.(Register to see the Links)Lütfen Önce KAYIT (Register) olun. üzerinden indirebilirsiniz.
Yerli oyunlarda son zamanlarda yaşanan artış ve bu artışa paralel şekilde oyunlardaki kalite ve özgünlüğün de artmasını işaret eden son temsilci olarak, geçtiğimiz günlerde teknoloji tanıtımı amaçlı beta demo'su yayınlanan İstanbul Hikayeleri de tam bu noktayı merkez alarak hazırlanan oyunlardan biri olarak karşımıza çıkacak. Aslına bakılırsa oyun bünyesinde birden fazla ilki barındırıyor ve bizce en önemlisi yapımın yapımcı Murat Çileli'nin de belirttiği üzere "Türkiye'nin tarihi zenginliklerini ve kültürünü tanıtan ilk ve tek Türk oyunu" olması. "Nasıl Türkiye'nin tarihi zenginlikleri tanıtılıyor?" diye soranlar için oyunun konusundan biraz bahsedelim.
Demo'da konu üzerinde çok durulamasa da Çileli'nin konuyla ilgili açıklamaları doğrultusunda kısaca olayı şöyle özetleyebiliriz: Oyun, profesyonel iki hırsızın İstanbul'daki çeşitli yer altı mekanlarında hazine bulma sevdasıyla başlayan macerasının, nasıl bir kabusa dönüştüğu üzerine kurulu. e konu İstanbul'da geçiyorsa ve yönettiğimiz karakter de yer altında hazine arıyorsa buna en uygun mekan kimsenin giremediği/girmeye cesaret edemediği Anemas Zindanları'dır şüphesiz. Oyunun bu bölümde geçen demo'sunun önümüzdeki zamanlarda yayınlanacağı sözünü Çileli vermiş durumda. Bekliyoruz :)
Bazı efsaneler gerçekler üzerine kuruludur
22 MB'lık teknoloji demo'muz bizi hoş bir videoyla karşılıyor. Mistik bir müzik eşliğinde İstanbul'un gizemlerini anlatan cümleler ardı ardına ekranımıza konuk oluyor. Ardından oyuna girdiğimizde yönettiğimiz karakterin darmadağınık evindeyken hayatını değiştirecek olan telefon gelmesini anlatan video giriyor ve oyuna başlıyoruz.
Oyun başlar başlamaz ilk dikkatimi çeken arka planda sürekli olarak devam eden bir kadın ağlaması efektiydi. Aynı zamanda Silent Hill'lerden tanıdığımız psikoloji yıpratan tipte bir ses efekti bulunuyordu. Etrafı dolaşmaya başladığımızda, alanımızın oldukça kısıtlı olduğunu biraz dolanınca anladım. Zaten 22 MB'lık demo'ya bu kadar şeyin sığması bile bence iyi bir şey. Demo'nun süresinin aşırı kısa olması ve demo sonunu görmek isteyenleri etkileyebilecek nitelikte şeyler yazmak istemediğim için (her an yazabilirim, zor tutuyorum kendimi :) hemen teknik detaylara gireyim.
Öncelikle oyuna, hem grafiksel olarak hem de ses efekti bağlamında çok yüklenmek istemiyorum. Sonuçta bu oyun tamamen sıfırdan yapılan bir oyun. Yapımcı Murat Çileli'nin de dediği gibi oyun teknik olarak sürekli geliştiriliyor. o yüzden yapımın son halinin bu teknoloji tanıtımı amaçlı beta demo'suyla yakından uzaktan alakası kalmayabilir çıktığında. Az sonra yazacaklarım, oyunun çıkması zamanlarında kuvvetle muhtemel değişecek olsa da genel teknik yapısından ve oynanışından bahsedeyim.
Grafikler ortalama kalitede, ortamı çevreleyen tepenin kaplamasıyla köhne binanın, ya da yer kaplamalarının arasında dağlar kadar fark var. Yer kaplamaları bu iki tip kaplamaya göre çok çok daha kaliteli. Ancak bana grafikler Unreal 1 motorunu hatırlattı. Oyunda zaman olarak gece saatleri olması dolayısıyla hava karanlık, yolumuzu aydınlatan ise göremediğimiz elimizdeki meşale. yöneldiğimiz alanlarda ışığın artması daha çok çok eksik özellikli bir yapıma göre oldukça hoş. Bunun haricinde ses efektleri hakkında da bir şeyler yazmak isterdim, ancak yorum yapabilecek nitelikte ve çoklukta ses efektleri yok maalesef. Buna rağmen oyunun başında kullanılan müziğin havasını yansıtabilen orijinal müzikler kullanılırsa oyun gerçekten atmosfer bakımından çok hoş olur (demo'daki parça anonim).
Fizik modellemesi, parçacık modellemesi vs. şu durumda "uç" olarak nitelendirebileceğimiz konulara değinmeden yazıyı tamamlayacağım. En nihayetinde bu beta demo "işte böyle bir yapım geliyor" demek amaçlı hazırlanan bir demo. o yüzden şurası şöyle burası böyle deyip gereksiz yere satır ve karakter tüketmek istemiyorum. Ancak yapımcı Murat Çileli, oyunu çıktığı zaman bedava dağıtacağını belirtiyor ve ürünün sadece ülkemizin kültür zenginliklerini tanıtması için bir vesile olması için çabalıyor. Bu gibi amatörce, ama profesyonel düşüncelerle hazırlanan materyallere saygımız ve desteğimiz sonsuzdur, sonsuz olmalıdır kanımca. Yeni demo'ları ve elbette oyunun kendisini merakla bekliyoruz ve çabaları dolayısıyla Murat Çileli'ye şükranlarımızı sunuyoruz.
Beta demo'yu Bu mesaj içinde bulunan Linkleri görmek için üye olmalısınız.(Register to see the Links)Lütfen Önce KAYIT (Register) olun. üzerinden indirebilirsiniz.