04-22-2007, 12:03 PM
Genel : 47
Grafik : 49
Ses : 40
Oynanabilirlik : 45
sİSTEM
1 Ghz işlemci, 256 MB RAM, 32 MB ekran kartı, 650 MB HDD
YAPIMCI
Play Publishing
YAYINCI
Play Publishing
TÜRÜ
Yarış
ÇOKLU OYUNCU
Yok
ARTILAR
Zevkli bir oynanış, oynamak ve alışmak gayet kolay, basit bir yapıma göre sizi yine de tatmin edici bir zaman oyalayabiliyor
EKSİLER
Yapay zekada problemler var, bir rakibi bir kere kaçırdınız mı baştan başlamak gerekiyor bu da ana menüye dönmenizi gerektiriyor
Amiga zamanında en çok oynadığım yarış oyunu Lotus Turbo Challenge’dı. Hiç unutmam, ilk olarak başında bir şifre girer ve zamanı kapatırdım. Böylece bütün yarışları sonuna kadar oynama şansına sahip olurdum, çünkü birbirinden değişik pistler ve bu pistler içerisinde de yarışa etki eden çeşitli öğeler oluyordu. Bir oduna tam ortadan çarptığınızda araç havalanıyor, ya da kamyonların altından geçtiğiniz zamanlarda da şöförümüz bir çığlık atıyor, bizi gaza getiriyordu. Oyunu tamamen eğlencelik bir hale çevirmiştim ve başında saatlerimi geçirmekten hiç sıkılmazdım. Önümde tamamen eğlencelik yapılmış ve hiçbirşey vaadetmeyen bir yarış görünce, Lotus’tan bahsetme ihtiyacı hissettim. Zira 2 Fast Driver, tamamen çerez niyetine hazırlanmış ve bir süre sizi oyalayabiliyor, yine de çok fazla birşey beklemeye gerek yok.
Kıtır kıtır ye
2 Fast Driver, alışılagelmiş yarış arabalarının dışında, eski modellerle oynanan bir yarış oyunu. Dallanıp budaklanan hiçbir öğe yok, genel amaç sadece bu yarışı kazanıp bir sonrakine geçmek. Bunların arasına kesinlikle başka şeyler karışmıyor. Halbuki ilk başta, görüntüsü çok fazla kaliteli olmasa da, bir video izliyor ve oyunun değişik özelliklere sahip olabileceğini düşünüyoruz. Buradan ana menüye gelindiğinde ise, direkt yarışa girmekten başka uğraşacak birşeyimizin olmadığını görüyoruz. Seçenekler kısmındaki kontrol ayarları zaten çok sade, araçlarımız da otomatik vites mantığı ile çalışıyorlar. Single Race’e girdiğimizde tek bir yarış oynayıp çıkabiliyoruz, ancak buradaki pistleri açabilmek için, Go Event kısmında ilerlemeli ve bu pistlerin açılabilmelerini sağlamalıyız. Belki de uğraştırıcıdan bile sayılmayacak tek nokta da bu.
Go Event’e girdiğimizde karşımıza hemen nerede yarışacağımız çıkıyor. Bu ekranda dikkat edileceği üzere, 30 yarış boyunca mücadele edilebiliyor ve her yarışta birinci olduğumuzda bir sonrakini oynama şansına sahip olabiliyoruz. Yapılacak komplike ayarlar, hatta araç seçme olayı bile yok, tamamen eğlencelik olduğu için kendimizi direkt olarak yarış içerisinde buluyoruz. Tamamen vakit geçirme amaçlı yapılmış bir oyuna göre, grafiklerin kötü olduğunu söylemek kesinlikle yanlış olur. Renkli ve tamamen temiz görüntüler var, araçlar da kötü gözükmüyorlar. Yani, kendi vaadettiği eğlence kadar grafiklere sahip bir yapım. Yarışlar da gayet basit. Checkpoint’lerden sırası ile geçiyor ve böylece LAP’lar sonunda yarışı kazanmaya çalışıyoruz. Pistlere ilk başta bakıldığında, sanki içerisinde kestirmeler var ve buralardan yararlanabiliriz gibi gözükse de aslında bu pek mümkün değil. Çok çeşitli yerler ve gidilebilecek alanlar yapılmış ancak bunları yarış içerisinde lehinize kullanabilmek pek de mümkün olmamış.
Sade sade buyrun
Araç kontrolleri fena sayılmaz, ancak şöyle bir durum söz konusu. İsmine bakıldığı zaman hız vaadeden bir yapımmış gibi gözükse de, aslında oldukça yavaş, halbuki araçlar virajları sanki inanılmaz hızlı gidiyorlarmış gibi rahat dönemiyorlar. 2 Fast Driver’daki anahtar kelime şu; el freni. El frenini kullanmaya alışırsanız, ki bu sadece birkaç saniyeden ibaret, bütün oyuna rahatlıkla hakim olabilir ve yarışları çekirdek yer gibi tek tek geçmeye başlayabilirsiniz. Yarışları geçtikçe, tekrar aynı isimli pist karşınıza gelebilir ancak bu sefer parkur çok daha değişik ve daha farklı yerlerinden gitmenizi gerektiren türden olabiliyor. En azından bu gibi ufak tefek değişiklikler, oyunu birazcık ayakta tutabiliyor. Açıkçası çok birşey vaadetmese de, bende enteresan bir hırs duygusu oluşturdu ve kaybettiğim zamanlarda tekrar tekrar oynama ihtiyacı hissettim. Halbuki normalde fazla birşeyi bulunmayan böyle yapımları hemen kaldırıp rafa koymamız icap ederdi, ama bu sefer nedense ilk başta böyle olmadı.
Hasar modellemeleri bulunmuyor. Ufak tefek eğilmeler dışında, komple hasar modellemeleri ile karşılaşmıyoruz. Değişik bir ayrıntı da, şöförümüzün araç içerisinde kontrolümüze göre yaptığı hareketleri görebiliyor olmamız. Tabii, çok eksik yönleri de bulunuyor. Yarıştaki başlangıcımız çok önemli. Hatalı bir hareket yaptığımızda ya da rakiplerle aramızdaki mesafe çok fazla açıldığında, kesinlikle tekrar baştan yarışmamız icap ediyor, bu daha büyük bir handikap, çünkü bunun için ana menüye tekrar dönüp Go Event seçeneğini seçmemiz gerekiyor, bu da sıkıcı bir hal alıyor normal olaraktan. Yapay zeka, belirli bir çember içerisinde, bu çember ise maalesef çok da geniş sayılmaz. sıkışıklık durumlarında bizi iterek oraya buraya çarptırmaya ve böylece geri düşürmeye çalışıyorlar, ama genelde kendi başlarını derde sokuyorlar.
Bazı durumlarda ikinci olarak ilerliyoruz ancak birinci ile aramızda mesafe var. Pistlerin aynı bölümlerinde aynı hataları yapıp birinciliği bize devredebiliyorlar. Bununları ben “ani yapay zeka hataları” olarak nitelendirdim. Bir keresinde de, ben 3 araçtan da geri kalmama rağmen bir süre gidip durdular ve beni de yanlarına beklediler, böylece ne kadar iyi niyetli araçlar olduklarını da anlamış oldum. İllet olduğum bir konu ise, el frenini kullanırkan çıkan ses, tam şarkılık. Yarış sırasında el frenini kullanmadığım zamanlarda bu melodi gibi çıkan ses hep aklıma takıldı ve içimden onu mırıldanıp durdum. 2 Fast Driver hakkaten de enteresan bir yapım.
Kısa yarışın son virajı
2 Fast Driver, başında sadece ve sadece bir süre vakit geçirilebilecek ancak bu geçirilecek vaktin ziyan olarak nitelendirilemeyeceği bir yapım. İçinde çok enteresan bir atmosfer var ve nedense ufak tefek bazı java oyunları gibi bize hırs yaptırabiliyor. Tabii her alt seviye oyunun başına geldiği gibi, 2 Fast Driver da bir yerden sonra cazibesini kaybediyor ve üzerinde uğraşılacak bir özelliği de kalmıyor.
Grafik : 49
Ses : 40
Oynanabilirlik : 45
sİSTEM
1 Ghz işlemci, 256 MB RAM, 32 MB ekran kartı, 650 MB HDD
YAPIMCI
Play Publishing
YAYINCI
Play Publishing
TÜRÜ
Yarış
ÇOKLU OYUNCU
Yok
ARTILAR
Zevkli bir oynanış, oynamak ve alışmak gayet kolay, basit bir yapıma göre sizi yine de tatmin edici bir zaman oyalayabiliyor
EKSİLER
Yapay zekada problemler var, bir rakibi bir kere kaçırdınız mı baştan başlamak gerekiyor bu da ana menüye dönmenizi gerektiriyor
Amiga zamanında en çok oynadığım yarış oyunu Lotus Turbo Challenge’dı. Hiç unutmam, ilk olarak başında bir şifre girer ve zamanı kapatırdım. Böylece bütün yarışları sonuna kadar oynama şansına sahip olurdum, çünkü birbirinden değişik pistler ve bu pistler içerisinde de yarışa etki eden çeşitli öğeler oluyordu. Bir oduna tam ortadan çarptığınızda araç havalanıyor, ya da kamyonların altından geçtiğiniz zamanlarda da şöförümüz bir çığlık atıyor, bizi gaza getiriyordu. Oyunu tamamen eğlencelik bir hale çevirmiştim ve başında saatlerimi geçirmekten hiç sıkılmazdım. Önümde tamamen eğlencelik yapılmış ve hiçbirşey vaadetmeyen bir yarış görünce, Lotus’tan bahsetme ihtiyacı hissettim. Zira 2 Fast Driver, tamamen çerez niyetine hazırlanmış ve bir süre sizi oyalayabiliyor, yine de çok fazla birşey beklemeye gerek yok.
Kıtır kıtır ye
2 Fast Driver, alışılagelmiş yarış arabalarının dışında, eski modellerle oynanan bir yarış oyunu. Dallanıp budaklanan hiçbir öğe yok, genel amaç sadece bu yarışı kazanıp bir sonrakine geçmek. Bunların arasına kesinlikle başka şeyler karışmıyor. Halbuki ilk başta, görüntüsü çok fazla kaliteli olmasa da, bir video izliyor ve oyunun değişik özelliklere sahip olabileceğini düşünüyoruz. Buradan ana menüye gelindiğinde ise, direkt yarışa girmekten başka uğraşacak birşeyimizin olmadığını görüyoruz. Seçenekler kısmındaki kontrol ayarları zaten çok sade, araçlarımız da otomatik vites mantığı ile çalışıyorlar. Single Race’e girdiğimizde tek bir yarış oynayıp çıkabiliyoruz, ancak buradaki pistleri açabilmek için, Go Event kısmında ilerlemeli ve bu pistlerin açılabilmelerini sağlamalıyız. Belki de uğraştırıcıdan bile sayılmayacak tek nokta da bu.
Go Event’e girdiğimizde karşımıza hemen nerede yarışacağımız çıkıyor. Bu ekranda dikkat edileceği üzere, 30 yarış boyunca mücadele edilebiliyor ve her yarışta birinci olduğumuzda bir sonrakini oynama şansına sahip olabiliyoruz. Yapılacak komplike ayarlar, hatta araç seçme olayı bile yok, tamamen eğlencelik olduğu için kendimizi direkt olarak yarış içerisinde buluyoruz. Tamamen vakit geçirme amaçlı yapılmış bir oyuna göre, grafiklerin kötü olduğunu söylemek kesinlikle yanlış olur. Renkli ve tamamen temiz görüntüler var, araçlar da kötü gözükmüyorlar. Yani, kendi vaadettiği eğlence kadar grafiklere sahip bir yapım. Yarışlar da gayet basit. Checkpoint’lerden sırası ile geçiyor ve böylece LAP’lar sonunda yarışı kazanmaya çalışıyoruz. Pistlere ilk başta bakıldığında, sanki içerisinde kestirmeler var ve buralardan yararlanabiliriz gibi gözükse de aslında bu pek mümkün değil. Çok çeşitli yerler ve gidilebilecek alanlar yapılmış ancak bunları yarış içerisinde lehinize kullanabilmek pek de mümkün olmamış.
Sade sade buyrun
Araç kontrolleri fena sayılmaz, ancak şöyle bir durum söz konusu. İsmine bakıldığı zaman hız vaadeden bir yapımmış gibi gözükse de, aslında oldukça yavaş, halbuki araçlar virajları sanki inanılmaz hızlı gidiyorlarmış gibi rahat dönemiyorlar. 2 Fast Driver’daki anahtar kelime şu; el freni. El frenini kullanmaya alışırsanız, ki bu sadece birkaç saniyeden ibaret, bütün oyuna rahatlıkla hakim olabilir ve yarışları çekirdek yer gibi tek tek geçmeye başlayabilirsiniz. Yarışları geçtikçe, tekrar aynı isimli pist karşınıza gelebilir ancak bu sefer parkur çok daha değişik ve daha farklı yerlerinden gitmenizi gerektiren türden olabiliyor. En azından bu gibi ufak tefek değişiklikler, oyunu birazcık ayakta tutabiliyor. Açıkçası çok birşey vaadetmese de, bende enteresan bir hırs duygusu oluşturdu ve kaybettiğim zamanlarda tekrar tekrar oynama ihtiyacı hissettim. Halbuki normalde fazla birşeyi bulunmayan böyle yapımları hemen kaldırıp rafa koymamız icap ederdi, ama bu sefer nedense ilk başta böyle olmadı.
Hasar modellemeleri bulunmuyor. Ufak tefek eğilmeler dışında, komple hasar modellemeleri ile karşılaşmıyoruz. Değişik bir ayrıntı da, şöförümüzün araç içerisinde kontrolümüze göre yaptığı hareketleri görebiliyor olmamız. Tabii, çok eksik yönleri de bulunuyor. Yarıştaki başlangıcımız çok önemli. Hatalı bir hareket yaptığımızda ya da rakiplerle aramızdaki mesafe çok fazla açıldığında, kesinlikle tekrar baştan yarışmamız icap ediyor, bu daha büyük bir handikap, çünkü bunun için ana menüye tekrar dönüp Go Event seçeneğini seçmemiz gerekiyor, bu da sıkıcı bir hal alıyor normal olaraktan. Yapay zeka, belirli bir çember içerisinde, bu çember ise maalesef çok da geniş sayılmaz. sıkışıklık durumlarında bizi iterek oraya buraya çarptırmaya ve böylece geri düşürmeye çalışıyorlar, ama genelde kendi başlarını derde sokuyorlar.
Bazı durumlarda ikinci olarak ilerliyoruz ancak birinci ile aramızda mesafe var. Pistlerin aynı bölümlerinde aynı hataları yapıp birinciliği bize devredebiliyorlar. Bununları ben “ani yapay zeka hataları” olarak nitelendirdim. Bir keresinde de, ben 3 araçtan da geri kalmama rağmen bir süre gidip durdular ve beni de yanlarına beklediler, böylece ne kadar iyi niyetli araçlar olduklarını da anlamış oldum. İllet olduğum bir konu ise, el frenini kullanırkan çıkan ses, tam şarkılık. Yarış sırasında el frenini kullanmadığım zamanlarda bu melodi gibi çıkan ses hep aklıma takıldı ve içimden onu mırıldanıp durdum. 2 Fast Driver hakkaten de enteresan bir yapım.
Kısa yarışın son virajı
2 Fast Driver, başında sadece ve sadece bir süre vakit geçirilebilecek ancak bu geçirilecek vaktin ziyan olarak nitelendirilemeyeceği bir yapım. İçinde çok enteresan bir atmosfer var ve nedense ufak tefek bazı java oyunları gibi bize hırs yaptırabiliyor. Tabii her alt seviye oyunun başına geldiği gibi, 2 Fast Driver da bir yerden sonra cazibesini kaybediyor ve üzerinde uğraşılacak bir özelliği de kalmıyor.