05-18-2008, 12:40 AM
Prag
Köprü
Köprüye vardığımızda Barbora’nın orada olmadığını göreceğiz. Bir şeyler öğrenmek için ressamla konuşun. İlk seferde sizden yaptığı resmi bitirene kadar beklemenizi isteyecek. Etrafa bir göz atıktan sonra tekrar ressamla konuşun, bu sefer bir konunun çıktığını göreceksiniz. Ressam bir şeyler biliyor galiba… uçüncü konuşmamızda Barbora’nın bizi bekleyip gittiğini, ama gitmeden önce heykelin oralarda bir yere not bıraktığını öğreneceksiniz. Ayrıca takip edildiğini de öğrenecek ve ressamdan şüpheli kişinin resmini de alacaksınız. Heykelin tabelasını incelediğinizde (sağ tuş ile), Barbora’nın bıraktığı notu buluyoruz. Notu inventory’de incelediğimiz zaman, bizi bekleyip gittiğini, evine gelmemizi istediğini ve adresi Francois’dan alabileceğimizi öğreniyoruz. Şimdi inventory’den cep telefonunu sağ tuş ile seçin. Francois’dan adresi öğreneceksiniz. Barbora’nın başı dertte olabilir, acele etmemiz lazım…
Barbora’nın Evi
Apartmanın kapısına tıklayınca kilitli olduğunu göreceksiniz. Kapıya tekrar tıklayın, zilleri göreceksiniz. Barbora’nınki “B. Kanska”. Zili uç kez çalın. Evde yok. Diğer zilleri denmeniz gerekiyor. Rasgele çalın Beşinci denemede birisi size kapıyı açacak. Acaba Barbora hangi dairede oturuyor? Posta kutularına tıklayın. Yakından bakınca (sağ tuş) Barbora’nın daire numarasını öğreneceksiniz. Asansör ile yukarı çıkın. Karşıdaki büyük kapı Barbora’nınki. Kapının altından ışık görünüyor. Evde mi yoksa? Zile basın. o da nesi! Işık söndü. Kapıyı tıklatın (iki kere). Cevap yok. Ters giden bir şeyler var. Derhal içeri girmemiz lazım ama nasıl? Çatı katını deneyin (yandaki merdiven), kilitli olduğunu göreceksiniz. Giriş katına inip kapının yanındaki panoya bakın. Panoyu incelediğinizde anahtarın yerini öğreneceksiniz. Üst kattaki yangın söndürücünün yanındaki tabelanın arkasında. Üst kata çıkın. Tabelayı incelediğinizde, Martin anahtarı alacak. Artık tavan arasına girebiliriz.
Tavan arası karanlık. Martin ileri gitmeyecektir. Etrafı inceleyin. Kapının yanındaki düğmeden ışığı yakın. Hemen yandaki rafların alt kısmında bir bez var. Onu alın. Rafların yanında asılı duran ipi de alın. Sobanın yakınında yerde bir delik var. İki kez bakın, misketleri alacaksınız. Sağ tarafta bir dolap duruyor. Altındaki tuğlaları çekin, dolap yere düşecektir. Arkasından çıkan cama bakın. Önce bezi seçip sonra camı seçin. Martin camı kıracak. Cama tekrar baktığınızda cam kırıkları ile karşılaşacaksınız. Tekrar bezi seçip cama tıklayın. Bu sorun da halloldu. Şimdi ipi ortadaki ahşap sütuna bağlayın. Tekrar camı seçtiğinizde Barbora’nın dairesine ineceksiniz.
İçeride bizi tatsız bir sürpriz bekliyor. Ayıldığımızda, etrafa bakın. Yerdeki çantayı alın. İçine bakın. Barbora’nın arşiv kimlik kartını buldunuz. Bilgisayara bakın. Şifreli. Sağdaki kapıdan girin. Bir tatsız sürpriz daha… Barbora sizlere ömür. Madenin yerini nasıl öğreneceğiz peki? Kediye yakında bakın. İsminin “Felix” olduğunu öğreneceksiniz. Salona dönüp bilgisayara bakın. Artık bir şifremiz var. Şifre: Felix (i yerine ı kullanmanız gerekiyor). Bilgisayarla işimiz bitince polis sirenleri duyuluyor. Polis gelmeden sıvışmamız lazım. Telefon eden Francois’a havadisleri veriyoruz ve camdan kaçıyoruz. Aşağı inice dış kapıya tıklayın ve apartmandan çıkın.
Merkez Arşiv
Bakalım rahmetli Barbora’dan edinemediğimiz bilgileri arşivde bulabilecek miyiz? Bu bölüm, inanın bahçesinde başlıyor. Binaya tıklayıp önüne gelin. Güvercin besleyen adam ile konuşun. Sizi sallamayacak. Binaya girin. Güvenlik görevlisiyle konuşun, ona Barbora’nın kartını gösterin. Bizi içeri almayacak. Tekrar konuşun. Yine sonuç yok. Dışarı çıkın, bahçeye kadar gidin. Fareyi sağ tarafa getirince kapı işareti göreceksiniz. Buradan büronun sokağına gidiliyor. Bürodan maden için kazı izni isteyeceğiz ama önce madenin yerini öğrenmemiz gerekiyor. Büroya girmeyi deneyin. Öğle arası tatiline rastlamışız. Sol tarafa gidin. Alt geçidi deneyin. o ses de ne! Savaş mı çıktı? Vay velet, bize yukarıdan çatapat atmış. Çatapatı almamız lazım ama çocuk karşılığında bir şeyler istiyor. Çocuğa misketleri verin. Bu iş tamam. Büronun önüne dönün. Dilenci uyanmış. Onunla konuşun. Bizden sigara isteyecek. Sevaptır, bir sigara alıverelim yandaki büfeden. Büfeye gidip bir sigara ve bir kibrit alın. Dönüp sigarayı dilenciye verin, hayır duasını alın.
Sonra arşiv binasının önüne geri dönün. Kuşçuyla konuşun. Bizi tersleyecek. Görürsün sen şimdi! Çatapatı seçip adama tıklayın. Naabeer! Kuşlar gitti. Artık adamımız bizimle konuşuyor. Bu zat arşivin eski kapıcısı. Bizi içeri sokacak ama karşılığında bir şişe şarap istiyor. Büfeye dönüp şarap isteyin. Şişede yokmuş. Mecburen kutuda şarap alıyoruz. Dilencini oraya dönün. o arkadakiler şişe mi yoksa? Dilenciden şişe isteyin. Seve seve veriyor. Şarabı şişeye aktarın. Yeni gibi oldu. Şimdi adama gidip şarabı verin. Size kendi giriş kartını verecek. Binaya girip güvenlik görevlisine kartı gösterin, giriş işi tamam. Asansör ile alt kata inin. Asansörden inice yandaki makineye bakın. Arşivden belge çağırmaya yarayan bir alet. Ofisin kapısına gidip kart okuyucuya Barbora’nın kartını okutun. İşte Barbora’nın ofisindeyiz.
İçeride önce masaya bakın. Kalemlikten bir kalem alın. Not defterini inceleyin. Birtakım izler varmış üzerinde. Karalasak görünür belki ama kalemin ucunu açmamız lazım. Felix’in resmine sağ tıklayın, kalemtıraşı bulacaksınız. Kalemtıraşı alın ve kalem ile kullanın. Sonra defteri karalayın, işte bir kodumuz oldu. Şimdi çekmeceyi açmaya çalışın. Kilitli. Vantilatörün yanındaki bitkiyi inceleyin. Dibinde anahtarı bulacaksınız. Anahtar ile çekmeceyi açın. Damgayı alın. Bilgisayara bakın. Yine mi şifre! Ne denesek olmuyor. Bu işte bir terslik var ama ne? Terslik demişken… Tamam! Felix’in resmi! Şifre olarak tersten Felix, yani “xıleF” gireceğiz. Martin kazı izninin çıktısını alacak. Printer’dan çıktıyı alın. Ofisten çıkıp, belge çağırma makinesine gidin. Önce kartı, hemen peşine de kod yazılı kağıdı makinede kullanın (peş peşe olması lazım). Biraz bekleyin, belgeler yolda. Belgeleri alın. Okuduğunuzda NI.BI.RU ile ilgili bayağı bir bilgileneceksiniz. Artık madenin yerini biliyoruz, buradaki işimiz bitti. sırada kazı izni almak var.
Bakalım büro açılmış mı? Büroya gidip içeri girin. Sekreterle konuşun. Bizi müdürün yanına sokmayacak. Tekrar konuşup kartvizit isteyin. Bir daha deneyin konuşmayı, Nuh diyor peygamber demiyor. Bugün git, yarın gel diyor. Biz yapacağımızı biliriz. Bürodan çıkın. Dilenciyle sekreter hakkında konuşun. Arabasını öğreneceksiniz. Sağ tarafta park edilmiş Mercedes. Arabanın yanına gidip inceleyin. Plakasını da öğrendik. Şimdi büronun önüne gidip kartviziti cep telefonu ile kullanın. Martin sekreteri arayıp, yol çalışması olduğu için arabasını çekmesini isteyecek. Sekreter çıkınca büroya dalın. Müdürün odasına girmeden önce Barbora’nın yazıcısından çıkardığımız belgeyi damgala***** belgeye biraz resmiyet kazandırın. Aksi takdirde Martin kapıdan girmeyecektir. Artık içeri girebilirsiniz. Martin müdürle konuşup izini onaylatacak. Müdür izni onaylıyor ama bir şartla, oraya varınca arkadaşı arkeolog Petr’e selam söylememiz şartıyla.
Kazı Alanı
Kazı alanına vardığımızda, elimizdeki izin belgesi sayesinde içeri girebileceğiz. Binbaşı ile konuşun. Madenin girişinde mayın bulunduğunu ve ertesi gün patlayıcı uzmanları gelene dek içeriye giremeyeceğinizi öğreneceksiniz. İç kısma doğru ilerleyin. Bir köprüye rastlayacaksınız. Daha da ileri gidin. Karşınıza bir adam çıkacak. Adamla konuşun. Petr’miş meğer. Biraz esrarlı bir adama benziyor. Ayağımızı denk alsak iyi olacak galiba. Şimdi biraz etrafa bakınalım. Arka taraftaki kabini yoklayın. Kilitli olduğunu göreceksiniz. Sağ taraftan madene gidiliyor. Madenin girişinde bir askerle karşılaşacaksınız. Askerle konuşun. Bizi içeri sokmayacak gibi görünüyor. Petr’in yanına dönün. Petr ile konuştuğunuzda birçok konu göreceksiniz. Önemli olanlar maden ile kabin konuları. Petr iki konuda da çok garip davranacak. Madenin girişine geri dönün. Asker ile iki kez konuşun. Sonuç yok. Petr’in yanına dönün. Konuşun. Galiba Petr’in madene girebilmek için bir planı var. Bu herife güven olmaz ya… Martin geceye buluşmak üzere oradan ayrılacak.
Gece olunca Petr’in karavanına geliyoruz. Petr ortalarda yok. Karavanın içine girin. Burada da yok. Etrafı araştırın. Alabilecekleriniz: Son kullanma tarihi geçmiş konserveler ve konserve açacağı. Ayrıca sobanın solundaki paltoyu da inceleyin. Üzerinde kod yazan bir kağıt bulacaksınız. Karavandan çıkıp kampın girişine gidin. Binbaşı uyumuş. Kapıdaki askerle konuşun. Madenin girişine gidin. Martin ışıklardan şikayet edecek. Kampın girişindeki askere gidip ışık ile ilgili konuşun. Jeneratörün kabinde olduğunu ve kabinin anahtarının da sadece binbaşında olduğunu öğreneceksiniz. Gidip kabinin kapısını yoklayın. Sonra askerin yanına geri dönün. Konuştuğunuzda asker sizden yiyecek bir şeyler isteyecek. Petr’in karavanına dönün. Yolda köprünün dibinden mantar toplamayı unutmayın ama. Karavana girince, önce konservenin kapağını konserve açacağı ile açın. Sonra içine mantarları ekleyin. Pişirmek için sobaya bakın. Soba dolu ama yanmıyor. Kibrit ile sobayı yakın. Sonra hazırladığınız karışımı sobanın üstüne koyun. Pişince askerin yanına dönün. Yemeği askere verin. Bağırsaklarına iyi gelecektir Asker yerken siz biraz gezinin (yemeğini bitirinceye kadar). Sonra askerin yanına dönün. Sizi çağırıp yerine bankanızı isteyecek ve oradan uzaklaşacak. İşte beklediğimiz fırsat! Hemen binbaşının çadırına girin. Paltosunu inceleyin. Anahtarları buldunuz. Sağdaki masadan telsizi de alın. Artık çıkabilirsiniz İstikamet kabin.
Kabinin kapısını anahtar ile açın. İçerisi hazine odası gibi, bir dolu alet var Sağ taraftaki tezgahtan alet çantasını alın. İçine bakın, bir dünya alet çıkacak. Yine tezgahın devamında çekiç bulacaksınız. Onu da alın. Rafların oradan bir kangal da ip alın, tamam. Kapının solundaki dolaba iki kez bakın, kilitli olduğunu göreceksiniz. Sonra jeneratöre göz gezdirin. Kapağı sıkıca kapalı. Ama tornavida ile halledemeyeceğimiz bir şey değil. Tam kapağı açtığımızda bir telefon sesi duyacağız. Dolaptan geliyor. Çekiç ile dolabın kilidini kırın. Dolabı açtığınızda bir sürpriz sizi bekliyor olacak. Tebrik ederim, bir mefta daha buldunuz. Cesedi inceleyin. Üzerinden kimlik çıkacak. Petr Stasek mi? Demek bizim Petr’de gerçekten bir sakatlık varmış. Jeneratöre iki kez bakın. Işıklar tamam. Asker madenin girişinden ayrılacak. Martin sinsisi de içeri sıvışacak.
Maden
İşte tüneldeyiz. Nazi üssünün girişi buralarda bir yerlerde olmalı.
Not: Etrafı gezip araştırın ama önünüze geleni toplamayın. Özellikle mi yapılmış yoksa oyundaki bir hata mıdır bilmem ama inventory doluyor ve eski malzemelerden bir ikisi yok oluyor. Ben bu yüzden bu kısmı iki kez oynamak zorunda kaldım. Verdiğim sırayı izlerseniz inventory’nizde sürekli yer olacaktır.
Hemen sağda bir varil göreceksiniz. Varilin musluğuna iki kez tıklayınca el ile çıkaramayacağını söyleyecek. İngiliz anahtarı ile sökmeyi deneyin. İşte oldu! Şimdi soldaki tünele girin. Tünelin sonunda bir göçük göreceksiniz. 2-3 kez tıklayıp Martin’in yorumlarını dinledikten sonra, demin aldığınız demir çubuğu göçükte kullanın. Martin göçuğü kazınca karanlık olduğunu ve göremediğini söyleyecek. El feneri ile göçuğe bakın. Bir ceset daha bulacaksınız. Ölü askerin rozetini alın. Rozetin altındaki cebe bakın (inceleyin). Bir deste anahtar bulacaksınız. Şimdi ana tünele çıkıp, tünelin en sonuna kadar gidin. İşte Nazi üssünün kapısını bulduk. Anahtarımız da var… Kapının ortasındaki kısma tıklayın. Bir çeşit kilit olduğunu göreceksiniz. Ortasındaki kısma tıklayınca kapağı açılacak. İşte anahtar deliği. Anahtarı deliğe sokun. Kapı açılmayacak. Demek ki etrafındaki düğmelerle de bir şeyler yapılacak. Düğmeleri çevirdiğinizde birinin dönmediğini göreceksiniz. 1-2 kez ısrar edin. Düğme sıkışmış. Elimizde bir yağlayıcı var. Düğmeyi yağlamayı deneyin. Yağ şişesinin içi boş. Yağ bulmak lazım. Tünele geri dönün. Ekranın solunda kalan tünele girin. Bu tünel pis bir su ile kaplanmış. Etrafa bakının. Özellikle Martin’in suya dair bütün yorumlarını dinleyin. Bir şey görünmüyormuş. El feneri ile suya bir daha bakın. Bingo! İleride bir teneke makine yağı var. Yağı almaya çalışın. Çok mu uzak? Kancalı bir ip falan olsa atar çekerdik ne güzel. Bir bakalım, ipimiz var, kanca… Kanca bulmamız lazım. Ana koridora çıkın. Ekranın solundaki tünele girin. İçeride vinç benzeri bir mekanizma var. İşte kanca da orada ama altındaki ağırlık yüzünden kancayı alamıyoruz. Yan tarafta bir vana yuvası var. Hemen altında da bir toprak birikintisin. Bakalım ne yapabiliriz. Ana tünele çıkın. Tam çıktığınız kısmın girişinde duvara saplı bir demir çubuk göreceksiniz. Onu oradan iki seferde sökecek Martin. Sonra vincin yanına dönüp, toprağı kazın. Vanayı da buldunuz. Vanayı yuvasına takıp döndürün. Artık kancayı alabilirsiniz. Kancayı aldıktan sonra Yağ tenekesinin olduğu tünele gidin. Orada ip ile kancayı birleştirip, bunu yağ tenekesinde kullanın. Artık yağımız da var. Üssün kapısına gidip, kilide bakın. Burada küçük yağ şişesine yağ koyup, bununla sıkışık düğmeyi yağlayın. Kapının açılması için düğmeleri döndürerek bir gamalı haç yapmanız gerekiyor. Alttaki düğmeyi sola bakacak şekilde çevirin. Diğerlerini de bu düğmeye göre ayarla***** gamalı haçı oluşturun. Kapı açılacaktır.
Nazi Üssü
Nihayet istediğimiz yere vardık. Ama içerisi çok karanlık, hiçbir şey görünmüyor. Hemen solunuzdaki lambaya iki kez tıklayın. Dolu olduğunu öğreneceksiniz. Kibrit ile lambayı yakın. Artık etraf biraz daha aydınlık. Karşınızda benim şimdiye dek gördüğüm en büyük jeneratörlerden biri duruyor. Bakalım çalışıyor mu? Sağ tarafta iki tane vana göreceksiniz. İlkini çevirin. İkinciyi de deneyin, dönmeyecek. Yağlayıp bir daha deneyin. Yine mi dönmedi, o zaman İngiliz anahtarını kullanın. Artık dönüyor. Şimdi sol üst taraftaki şalteri indirin. Gündüz gibi yaptı etrafı mübarek
Artık ilerleyebiliriz. İlk koridora gelince sağ tarafta altta bir fare deliği var. Bir baksanız yeter. Onun üstünde de bir tabela var. Tabeladan sağ tarafın arşive, sol tarafın malzeme odasına ve orta yolun da laboratuara gittiğini öğreneceksiniz. Sağ taraftan arşive gidin. Çelik bir kapı bulacaksınız. Anahtarla açmayı deneyin. Beceriksiz Martin anahtarı kıracak. Kapıya bir de sağ tıklayıp malzeme odasına geçin. Burada da aynı kapıdan var. Anahtarları burada da deneyin. Çok şükür bu sefer anahtarı kırmadan açabilecek kapıyı Martin beceriksizi. İçeri girince sağ taraftaki raflara bakın. Ampul ve bir teneke gaz yağı alacaksınız. Odanın ortasındaki sandıklara bakın. Demirle açmayı deneyin. İçlerinde dinamit varmış. Bir tane de dinamit alın. Sonra karşı raflardan deney tüpü alın. Sol taraftaki tankın yanında duran aküye tıklayın. Martin onu yan çevirecek. Deney tüpünü akü ile kullanın. İşte size bir tüp dolusu taze sıkılmış akü asidi. Ya da anahtar mı desem? Arşive geri dönün. Asidi kapıda kullanın. Artık arşive girebiliriz. Martin durunca sol tarafındaki çekmecelere bakın. Numaralar tanıdık geliyor mu? Petr’in cesedinden aldığımız kağıdı çekmecelerde kullanın. Bingo! Açılan çekmeceden küçük metal kutu alacaksınız. Kutunun içine bakın. Birkaç parça mıknatıs çıkacak. Şimdi içeri doğru ilerleyin. Soldaki masadan kutuyu, cetveli ve rafta duran büyüteci alın. Sağ taraftaki asansör sistemini inceleyin. Sol kısmın kalanı karanlık. Lambayı inceleyin (sol,sağ). Ampulünün olmadığını öğreneceksiniz. Bizde bir tane olacak. Ampulü takın. Artık etraf aydınlık. Şaltere bir göz attıktan sonra dolaba ve yerdeki çiziklere bakın. Sonra tekrar dolaba tıklayın, Martin dolabı itecek. Dolabın arkasından gizli bir kapı çıktı. Kapıda ne anahtar deliği ne de benzer bir şey var. Demir çubuğu kapıda kullanın. Bir oyuk açılacak. Dinamiti oyuğa yerleştirin. Kibrit ile tutuşturmaya çalışın. Tutuşturmayacak çünkü fitili kısaymış. Malzeme odasına dönüp bir dinamit daha alın. Dinamite sağ tıklayınca bir fitiliniz daha olacak. Arşive dönüp fitili dinamite ekleyin ve ardından kibrit ile tutuşturun. Yine olmadı. Şimdi çok saçma bir şey yapacağız. Ana koridora çıkın. Ve fare deliğinin önüne gelin. Kutu ile cetveli birleştirin. Bir fare kapanımız oldu. Konserve açacağı ile fasulye konservesini açıp, kapana fasulye koyun. Sonra hazırladığınız kapanı fare deliğinde kullanın. Biraz gezip gelin. İşte fareyi yakaladık. Fare neye mi yarayacak? Biraz sabır. Fare tuzağını yerden alın ve arşivdeki gizli kapının önüne gidin. Tuzağa sağ tıkla***** fareyi dışarı çıkarın. Sonra fare ile dinamiti birleştirin Oluşan acayip şeyi kapıdaki oyuktan içeri salın (tutuşturmaya lüzum yok, tutuşmuyor da zaten). İşte kapıyı açtık.İçeri girin. Yine karanlık, yine düğme. Kapının sağındaki düğmeden ışığı açın. Masadan günlüğu alın ve okuyun (sağ tuş). Masadaki ütüyü de alın. Koltuğun arkasındaki panele bakın. Bir anahtar deliği var. Ana koridora dönüp tünelin sonuna (karanlık kısma) ilerleyin. Kapıya bakın. Soldaki şey bir çeşit kilit. Kolay bir bulmaca. Elimizdeki mıknatıs parçalarını buradaki uçgen alana yerleştirip alttaki düğmeye basın
Köprü
Köprüye vardığımızda Barbora’nın orada olmadığını göreceğiz. Bir şeyler öğrenmek için ressamla konuşun. İlk seferde sizden yaptığı resmi bitirene kadar beklemenizi isteyecek. Etrafa bir göz atıktan sonra tekrar ressamla konuşun, bu sefer bir konunun çıktığını göreceksiniz. Ressam bir şeyler biliyor galiba… uçüncü konuşmamızda Barbora’nın bizi bekleyip gittiğini, ama gitmeden önce heykelin oralarda bir yere not bıraktığını öğreneceksiniz. Ayrıca takip edildiğini de öğrenecek ve ressamdan şüpheli kişinin resmini de alacaksınız. Heykelin tabelasını incelediğinizde (sağ tuş ile), Barbora’nın bıraktığı notu buluyoruz. Notu inventory’de incelediğimiz zaman, bizi bekleyip gittiğini, evine gelmemizi istediğini ve adresi Francois’dan alabileceğimizi öğreniyoruz. Şimdi inventory’den cep telefonunu sağ tuş ile seçin. Francois’dan adresi öğreneceksiniz. Barbora’nın başı dertte olabilir, acele etmemiz lazım…
Barbora’nın Evi
Apartmanın kapısına tıklayınca kilitli olduğunu göreceksiniz. Kapıya tekrar tıklayın, zilleri göreceksiniz. Barbora’nınki “B. Kanska”. Zili uç kez çalın. Evde yok. Diğer zilleri denmeniz gerekiyor. Rasgele çalın Beşinci denemede birisi size kapıyı açacak. Acaba Barbora hangi dairede oturuyor? Posta kutularına tıklayın. Yakından bakınca (sağ tuş) Barbora’nın daire numarasını öğreneceksiniz. Asansör ile yukarı çıkın. Karşıdaki büyük kapı Barbora’nınki. Kapının altından ışık görünüyor. Evde mi yoksa? Zile basın. o da nesi! Işık söndü. Kapıyı tıklatın (iki kere). Cevap yok. Ters giden bir şeyler var. Derhal içeri girmemiz lazım ama nasıl? Çatı katını deneyin (yandaki merdiven), kilitli olduğunu göreceksiniz. Giriş katına inip kapının yanındaki panoya bakın. Panoyu incelediğinizde anahtarın yerini öğreneceksiniz. Üst kattaki yangın söndürücünün yanındaki tabelanın arkasında. Üst kata çıkın. Tabelayı incelediğinizde, Martin anahtarı alacak. Artık tavan arasına girebiliriz.
Tavan arası karanlık. Martin ileri gitmeyecektir. Etrafı inceleyin. Kapının yanındaki düğmeden ışığı yakın. Hemen yandaki rafların alt kısmında bir bez var. Onu alın. Rafların yanında asılı duran ipi de alın. Sobanın yakınında yerde bir delik var. İki kez bakın, misketleri alacaksınız. Sağ tarafta bir dolap duruyor. Altındaki tuğlaları çekin, dolap yere düşecektir. Arkasından çıkan cama bakın. Önce bezi seçip sonra camı seçin. Martin camı kıracak. Cama tekrar baktığınızda cam kırıkları ile karşılaşacaksınız. Tekrar bezi seçip cama tıklayın. Bu sorun da halloldu. Şimdi ipi ortadaki ahşap sütuna bağlayın. Tekrar camı seçtiğinizde Barbora’nın dairesine ineceksiniz.
İçeride bizi tatsız bir sürpriz bekliyor. Ayıldığımızda, etrafa bakın. Yerdeki çantayı alın. İçine bakın. Barbora’nın arşiv kimlik kartını buldunuz. Bilgisayara bakın. Şifreli. Sağdaki kapıdan girin. Bir tatsız sürpriz daha… Barbora sizlere ömür. Madenin yerini nasıl öğreneceğiz peki? Kediye yakında bakın. İsminin “Felix” olduğunu öğreneceksiniz. Salona dönüp bilgisayara bakın. Artık bir şifremiz var. Şifre: Felix (i yerine ı kullanmanız gerekiyor). Bilgisayarla işimiz bitince polis sirenleri duyuluyor. Polis gelmeden sıvışmamız lazım. Telefon eden Francois’a havadisleri veriyoruz ve camdan kaçıyoruz. Aşağı inice dış kapıya tıklayın ve apartmandan çıkın.
Merkez Arşiv
Bakalım rahmetli Barbora’dan edinemediğimiz bilgileri arşivde bulabilecek miyiz? Bu bölüm, inanın bahçesinde başlıyor. Binaya tıklayıp önüne gelin. Güvercin besleyen adam ile konuşun. Sizi sallamayacak. Binaya girin. Güvenlik görevlisiyle konuşun, ona Barbora’nın kartını gösterin. Bizi içeri almayacak. Tekrar konuşun. Yine sonuç yok. Dışarı çıkın, bahçeye kadar gidin. Fareyi sağ tarafa getirince kapı işareti göreceksiniz. Buradan büronun sokağına gidiliyor. Bürodan maden için kazı izni isteyeceğiz ama önce madenin yerini öğrenmemiz gerekiyor. Büroya girmeyi deneyin. Öğle arası tatiline rastlamışız. Sol tarafa gidin. Alt geçidi deneyin. o ses de ne! Savaş mı çıktı? Vay velet, bize yukarıdan çatapat atmış. Çatapatı almamız lazım ama çocuk karşılığında bir şeyler istiyor. Çocuğa misketleri verin. Bu iş tamam. Büronun önüne dönün. Dilenci uyanmış. Onunla konuşun. Bizden sigara isteyecek. Sevaptır, bir sigara alıverelim yandaki büfeden. Büfeye gidip bir sigara ve bir kibrit alın. Dönüp sigarayı dilenciye verin, hayır duasını alın.
Sonra arşiv binasının önüne geri dönün. Kuşçuyla konuşun. Bizi tersleyecek. Görürsün sen şimdi! Çatapatı seçip adama tıklayın. Naabeer! Kuşlar gitti. Artık adamımız bizimle konuşuyor. Bu zat arşivin eski kapıcısı. Bizi içeri sokacak ama karşılığında bir şişe şarap istiyor. Büfeye dönüp şarap isteyin. Şişede yokmuş. Mecburen kutuda şarap alıyoruz. Dilencini oraya dönün. o arkadakiler şişe mi yoksa? Dilenciden şişe isteyin. Seve seve veriyor. Şarabı şişeye aktarın. Yeni gibi oldu. Şimdi adama gidip şarabı verin. Size kendi giriş kartını verecek. Binaya girip güvenlik görevlisine kartı gösterin, giriş işi tamam. Asansör ile alt kata inin. Asansörden inice yandaki makineye bakın. Arşivden belge çağırmaya yarayan bir alet. Ofisin kapısına gidip kart okuyucuya Barbora’nın kartını okutun. İşte Barbora’nın ofisindeyiz.
İçeride önce masaya bakın. Kalemlikten bir kalem alın. Not defterini inceleyin. Birtakım izler varmış üzerinde. Karalasak görünür belki ama kalemin ucunu açmamız lazım. Felix’in resmine sağ tıklayın, kalemtıraşı bulacaksınız. Kalemtıraşı alın ve kalem ile kullanın. Sonra defteri karalayın, işte bir kodumuz oldu. Şimdi çekmeceyi açmaya çalışın. Kilitli. Vantilatörün yanındaki bitkiyi inceleyin. Dibinde anahtarı bulacaksınız. Anahtar ile çekmeceyi açın. Damgayı alın. Bilgisayara bakın. Yine mi şifre! Ne denesek olmuyor. Bu işte bir terslik var ama ne? Terslik demişken… Tamam! Felix’in resmi! Şifre olarak tersten Felix, yani “xıleF” gireceğiz. Martin kazı izninin çıktısını alacak. Printer’dan çıktıyı alın. Ofisten çıkıp, belge çağırma makinesine gidin. Önce kartı, hemen peşine de kod yazılı kağıdı makinede kullanın (peş peşe olması lazım). Biraz bekleyin, belgeler yolda. Belgeleri alın. Okuduğunuzda NI.BI.RU ile ilgili bayağı bir bilgileneceksiniz. Artık madenin yerini biliyoruz, buradaki işimiz bitti. sırada kazı izni almak var.
Bakalım büro açılmış mı? Büroya gidip içeri girin. Sekreterle konuşun. Bizi müdürün yanına sokmayacak. Tekrar konuşup kartvizit isteyin. Bir daha deneyin konuşmayı, Nuh diyor peygamber demiyor. Bugün git, yarın gel diyor. Biz yapacağımızı biliriz. Bürodan çıkın. Dilenciyle sekreter hakkında konuşun. Arabasını öğreneceksiniz. Sağ tarafta park edilmiş Mercedes. Arabanın yanına gidip inceleyin. Plakasını da öğrendik. Şimdi büronun önüne gidip kartviziti cep telefonu ile kullanın. Martin sekreteri arayıp, yol çalışması olduğu için arabasını çekmesini isteyecek. Sekreter çıkınca büroya dalın. Müdürün odasına girmeden önce Barbora’nın yazıcısından çıkardığımız belgeyi damgala***** belgeye biraz resmiyet kazandırın. Aksi takdirde Martin kapıdan girmeyecektir. Artık içeri girebilirsiniz. Martin müdürle konuşup izini onaylatacak. Müdür izni onaylıyor ama bir şartla, oraya varınca arkadaşı arkeolog Petr’e selam söylememiz şartıyla.
Kazı Alanı
Kazı alanına vardığımızda, elimizdeki izin belgesi sayesinde içeri girebileceğiz. Binbaşı ile konuşun. Madenin girişinde mayın bulunduğunu ve ertesi gün patlayıcı uzmanları gelene dek içeriye giremeyeceğinizi öğreneceksiniz. İç kısma doğru ilerleyin. Bir köprüye rastlayacaksınız. Daha da ileri gidin. Karşınıza bir adam çıkacak. Adamla konuşun. Petr’miş meğer. Biraz esrarlı bir adama benziyor. Ayağımızı denk alsak iyi olacak galiba. Şimdi biraz etrafa bakınalım. Arka taraftaki kabini yoklayın. Kilitli olduğunu göreceksiniz. Sağ taraftan madene gidiliyor. Madenin girişinde bir askerle karşılaşacaksınız. Askerle konuşun. Bizi içeri sokmayacak gibi görünüyor. Petr’in yanına dönün. Petr ile konuştuğunuzda birçok konu göreceksiniz. Önemli olanlar maden ile kabin konuları. Petr iki konuda da çok garip davranacak. Madenin girişine geri dönün. Asker ile iki kez konuşun. Sonuç yok. Petr’in yanına dönün. Konuşun. Galiba Petr’in madene girebilmek için bir planı var. Bu herife güven olmaz ya… Martin geceye buluşmak üzere oradan ayrılacak.
Gece olunca Petr’in karavanına geliyoruz. Petr ortalarda yok. Karavanın içine girin. Burada da yok. Etrafı araştırın. Alabilecekleriniz: Son kullanma tarihi geçmiş konserveler ve konserve açacağı. Ayrıca sobanın solundaki paltoyu da inceleyin. Üzerinde kod yazan bir kağıt bulacaksınız. Karavandan çıkıp kampın girişine gidin. Binbaşı uyumuş. Kapıdaki askerle konuşun. Madenin girişine gidin. Martin ışıklardan şikayet edecek. Kampın girişindeki askere gidip ışık ile ilgili konuşun. Jeneratörün kabinde olduğunu ve kabinin anahtarının da sadece binbaşında olduğunu öğreneceksiniz. Gidip kabinin kapısını yoklayın. Sonra askerin yanına geri dönün. Konuştuğunuzda asker sizden yiyecek bir şeyler isteyecek. Petr’in karavanına dönün. Yolda köprünün dibinden mantar toplamayı unutmayın ama. Karavana girince, önce konservenin kapağını konserve açacağı ile açın. Sonra içine mantarları ekleyin. Pişirmek için sobaya bakın. Soba dolu ama yanmıyor. Kibrit ile sobayı yakın. Sonra hazırladığınız karışımı sobanın üstüne koyun. Pişince askerin yanına dönün. Yemeği askere verin. Bağırsaklarına iyi gelecektir Asker yerken siz biraz gezinin (yemeğini bitirinceye kadar). Sonra askerin yanına dönün. Sizi çağırıp yerine bankanızı isteyecek ve oradan uzaklaşacak. İşte beklediğimiz fırsat! Hemen binbaşının çadırına girin. Paltosunu inceleyin. Anahtarları buldunuz. Sağdaki masadan telsizi de alın. Artık çıkabilirsiniz İstikamet kabin.
Kabinin kapısını anahtar ile açın. İçerisi hazine odası gibi, bir dolu alet var Sağ taraftaki tezgahtan alet çantasını alın. İçine bakın, bir dünya alet çıkacak. Yine tezgahın devamında çekiç bulacaksınız. Onu da alın. Rafların oradan bir kangal da ip alın, tamam. Kapının solundaki dolaba iki kez bakın, kilitli olduğunu göreceksiniz. Sonra jeneratöre göz gezdirin. Kapağı sıkıca kapalı. Ama tornavida ile halledemeyeceğimiz bir şey değil. Tam kapağı açtığımızda bir telefon sesi duyacağız. Dolaptan geliyor. Çekiç ile dolabın kilidini kırın. Dolabı açtığınızda bir sürpriz sizi bekliyor olacak. Tebrik ederim, bir mefta daha buldunuz. Cesedi inceleyin. Üzerinden kimlik çıkacak. Petr Stasek mi? Demek bizim Petr’de gerçekten bir sakatlık varmış. Jeneratöre iki kez bakın. Işıklar tamam. Asker madenin girişinden ayrılacak. Martin sinsisi de içeri sıvışacak.
Maden
İşte tüneldeyiz. Nazi üssünün girişi buralarda bir yerlerde olmalı.
Not: Etrafı gezip araştırın ama önünüze geleni toplamayın. Özellikle mi yapılmış yoksa oyundaki bir hata mıdır bilmem ama inventory doluyor ve eski malzemelerden bir ikisi yok oluyor. Ben bu yüzden bu kısmı iki kez oynamak zorunda kaldım. Verdiğim sırayı izlerseniz inventory’nizde sürekli yer olacaktır.
Hemen sağda bir varil göreceksiniz. Varilin musluğuna iki kez tıklayınca el ile çıkaramayacağını söyleyecek. İngiliz anahtarı ile sökmeyi deneyin. İşte oldu! Şimdi soldaki tünele girin. Tünelin sonunda bir göçük göreceksiniz. 2-3 kez tıklayıp Martin’in yorumlarını dinledikten sonra, demin aldığınız demir çubuğu göçükte kullanın. Martin göçuğü kazınca karanlık olduğunu ve göremediğini söyleyecek. El feneri ile göçuğe bakın. Bir ceset daha bulacaksınız. Ölü askerin rozetini alın. Rozetin altındaki cebe bakın (inceleyin). Bir deste anahtar bulacaksınız. Şimdi ana tünele çıkıp, tünelin en sonuna kadar gidin. İşte Nazi üssünün kapısını bulduk. Anahtarımız da var… Kapının ortasındaki kısma tıklayın. Bir çeşit kilit olduğunu göreceksiniz. Ortasındaki kısma tıklayınca kapağı açılacak. İşte anahtar deliği. Anahtarı deliğe sokun. Kapı açılmayacak. Demek ki etrafındaki düğmelerle de bir şeyler yapılacak. Düğmeleri çevirdiğinizde birinin dönmediğini göreceksiniz. 1-2 kez ısrar edin. Düğme sıkışmış. Elimizde bir yağlayıcı var. Düğmeyi yağlamayı deneyin. Yağ şişesinin içi boş. Yağ bulmak lazım. Tünele geri dönün. Ekranın solunda kalan tünele girin. Bu tünel pis bir su ile kaplanmış. Etrafa bakının. Özellikle Martin’in suya dair bütün yorumlarını dinleyin. Bir şey görünmüyormuş. El feneri ile suya bir daha bakın. Bingo! İleride bir teneke makine yağı var. Yağı almaya çalışın. Çok mu uzak? Kancalı bir ip falan olsa atar çekerdik ne güzel. Bir bakalım, ipimiz var, kanca… Kanca bulmamız lazım. Ana koridora çıkın. Ekranın solundaki tünele girin. İçeride vinç benzeri bir mekanizma var. İşte kanca da orada ama altındaki ağırlık yüzünden kancayı alamıyoruz. Yan tarafta bir vana yuvası var. Hemen altında da bir toprak birikintisin. Bakalım ne yapabiliriz. Ana tünele çıkın. Tam çıktığınız kısmın girişinde duvara saplı bir demir çubuk göreceksiniz. Onu oradan iki seferde sökecek Martin. Sonra vincin yanına dönüp, toprağı kazın. Vanayı da buldunuz. Vanayı yuvasına takıp döndürün. Artık kancayı alabilirsiniz. Kancayı aldıktan sonra Yağ tenekesinin olduğu tünele gidin. Orada ip ile kancayı birleştirip, bunu yağ tenekesinde kullanın. Artık yağımız da var. Üssün kapısına gidip, kilide bakın. Burada küçük yağ şişesine yağ koyup, bununla sıkışık düğmeyi yağlayın. Kapının açılması için düğmeleri döndürerek bir gamalı haç yapmanız gerekiyor. Alttaki düğmeyi sola bakacak şekilde çevirin. Diğerlerini de bu düğmeye göre ayarla***** gamalı haçı oluşturun. Kapı açılacaktır.
Nazi Üssü
Nihayet istediğimiz yere vardık. Ama içerisi çok karanlık, hiçbir şey görünmüyor. Hemen solunuzdaki lambaya iki kez tıklayın. Dolu olduğunu öğreneceksiniz. Kibrit ile lambayı yakın. Artık etraf biraz daha aydınlık. Karşınızda benim şimdiye dek gördüğüm en büyük jeneratörlerden biri duruyor. Bakalım çalışıyor mu? Sağ tarafta iki tane vana göreceksiniz. İlkini çevirin. İkinciyi de deneyin, dönmeyecek. Yağlayıp bir daha deneyin. Yine mi dönmedi, o zaman İngiliz anahtarını kullanın. Artık dönüyor. Şimdi sol üst taraftaki şalteri indirin. Gündüz gibi yaptı etrafı mübarek
Artık ilerleyebiliriz. İlk koridora gelince sağ tarafta altta bir fare deliği var. Bir baksanız yeter. Onun üstünde de bir tabela var. Tabeladan sağ tarafın arşive, sol tarafın malzeme odasına ve orta yolun da laboratuara gittiğini öğreneceksiniz. Sağ taraftan arşive gidin. Çelik bir kapı bulacaksınız. Anahtarla açmayı deneyin. Beceriksiz Martin anahtarı kıracak. Kapıya bir de sağ tıklayıp malzeme odasına geçin. Burada da aynı kapıdan var. Anahtarları burada da deneyin. Çok şükür bu sefer anahtarı kırmadan açabilecek kapıyı Martin beceriksizi. İçeri girince sağ taraftaki raflara bakın. Ampul ve bir teneke gaz yağı alacaksınız. Odanın ortasındaki sandıklara bakın. Demirle açmayı deneyin. İçlerinde dinamit varmış. Bir tane de dinamit alın. Sonra karşı raflardan deney tüpü alın. Sol taraftaki tankın yanında duran aküye tıklayın. Martin onu yan çevirecek. Deney tüpünü akü ile kullanın. İşte size bir tüp dolusu taze sıkılmış akü asidi. Ya da anahtar mı desem? Arşive geri dönün. Asidi kapıda kullanın. Artık arşive girebiliriz. Martin durunca sol tarafındaki çekmecelere bakın. Numaralar tanıdık geliyor mu? Petr’in cesedinden aldığımız kağıdı çekmecelerde kullanın. Bingo! Açılan çekmeceden küçük metal kutu alacaksınız. Kutunun içine bakın. Birkaç parça mıknatıs çıkacak. Şimdi içeri doğru ilerleyin. Soldaki masadan kutuyu, cetveli ve rafta duran büyüteci alın. Sağ taraftaki asansör sistemini inceleyin. Sol kısmın kalanı karanlık. Lambayı inceleyin (sol,sağ). Ampulünün olmadığını öğreneceksiniz. Bizde bir tane olacak. Ampulü takın. Artık etraf aydınlık. Şaltere bir göz attıktan sonra dolaba ve yerdeki çiziklere bakın. Sonra tekrar dolaba tıklayın, Martin dolabı itecek. Dolabın arkasından gizli bir kapı çıktı. Kapıda ne anahtar deliği ne de benzer bir şey var. Demir çubuğu kapıda kullanın. Bir oyuk açılacak. Dinamiti oyuğa yerleştirin. Kibrit ile tutuşturmaya çalışın. Tutuşturmayacak çünkü fitili kısaymış. Malzeme odasına dönüp bir dinamit daha alın. Dinamite sağ tıklayınca bir fitiliniz daha olacak. Arşive dönüp fitili dinamite ekleyin ve ardından kibrit ile tutuşturun. Yine olmadı. Şimdi çok saçma bir şey yapacağız. Ana koridora çıkın. Ve fare deliğinin önüne gelin. Kutu ile cetveli birleştirin. Bir fare kapanımız oldu. Konserve açacağı ile fasulye konservesini açıp, kapana fasulye koyun. Sonra hazırladığınız kapanı fare deliğinde kullanın. Biraz gezip gelin. İşte fareyi yakaladık. Fare neye mi yarayacak? Biraz sabır. Fare tuzağını yerden alın ve arşivdeki gizli kapının önüne gidin. Tuzağa sağ tıkla***** fareyi dışarı çıkarın. Sonra fare ile dinamiti birleştirin Oluşan acayip şeyi kapıdaki oyuktan içeri salın (tutuşturmaya lüzum yok, tutuşmuyor da zaten). İşte kapıyı açtık.İçeri girin. Yine karanlık, yine düğme. Kapının sağındaki düğmeden ışığı açın. Masadan günlüğu alın ve okuyun (sağ tuş). Masadaki ütüyü de alın. Koltuğun arkasındaki panele bakın. Bir anahtar deliği var. Ana koridora dönüp tünelin sonuna (karanlık kısma) ilerleyin. Kapıya bakın. Soldaki şey bir çeşit kilit. Kolay bir bulmaca. Elimizdeki mıknatıs parçalarını buradaki uçgen alana yerleştirip alttaki düğmeye basın