04-13-2008, 10:08 AM
1998 yılında başlayan 'Gerçek' Rainbow Six serisi yine etkileyici grafikler, yaratıcı görevler ve haritalarla karşımıza çıkıyor. dünya düzeni üzerine kurulmuş hikaye ve görevler, bunun yanı sıra grafiklerin güzelliği, gerçek silahlar ve düşmanların gelişmiş yapay zekası; tüm bunlar Rainbow Six serisinin başarılı olmasındaki ana nedenlerdir diyebiliriz. Rainbow Six herşeyden önce nette başarılı multiplayer oynanırlığı sayesinde çok popüler bir oyun. İnternette gerçekçi mekanlarda savaşmak ya da hepbirlikte bir terörist evine baskın yapabilmek oyundan herzaman zevk almanızı sağlıyor. Oyunumuz Urban Operations kısaca, Red Storm'un Rainbow Six için yeni single ve multiplayer görevler yapması ile ortaya çıkmış bir paket.
Rainbow Six, 1999 yılında Nato emri altında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra artan terörist faaliyetlere karşı kurulmuş çok gizli uluslararası bir özel harekat timidir. Rainbow, çeşitli ülkelerden gelmiş herbiri çok yetenekli askerlerden kurulmuştur. Burada demek istediklerimi oyunda görev sonlarında daha iyi anlıyorsunuz. Her görev öncesi kısa bir brifing verilerek görevimiz açıklanıyor. Daha sonra oyunun gerçek profesyoneller için kritik bölümüne geçiyorsunuz, yani strareji. Bu bölüm gerçekten çok önemli. Sonuçta siz bir takımsınız ve oyunu singleplayer oynayacaksanız bu bölümde sizin yönettiğiniz grubun dışında diğer grupların da rotasını çizmek ve neler yapması gerektiğini haritada berlitmeniz gerekiyor. "Yok! Ben bu işlerin adamı değilim!" diyorsanız tamam. Onun da kolayı var. Oyunda her görev için hazır planlar var. Fakat tavsiye etmiyorum. Zira her zorluk derecesinde düşmanın yerleri ve seslere ve olaylara karşı reaksiyonu değişiyor. Kolay zorluk derecesinde işe yarayan bir plan expert zorlukta görevi rezil edebiliyor.
Kolay zorluk derecesinde oyunu rahatlıkla stratejiden yoksun olarak, plansız, hesapsız, ramboculuk yaparak bitirebilirsiniz. Fakat diğer zorlukları denemek istiyorsanız o zaman iyi bir plan şart. Oyunun zevkli kılan da zaten bu. siz bir kapıdan girerken, diğer bir grubunuz da başka bir kapıdan giriyor, siz alt katlara yönelimiş teröristlerle savaşırken, diğer grup da üst katta odalara el bombası atıyor. Tabi oyun sırasında bir gruptan diğer bir gruba geçerek onları da yönetebiliyorsunuz. Bütün bu olanlardan sonra, eğer bir görevi bitiremediyseniz hatalarınızı görmek için ya da başarıyla bitirdikten sonra kendinizi izleyip övünmek istiyorsanız, oyunun bir de replay özelliği var. Ana menüden replay'e basarak o görevi tekrar, bu sefer izleyici olarak değişik kamera açılarından izleyebiliyorsunuz. Ve isterseniz kayıt edip arkadaşlarınıza "Bir baskın nasıl olur?" filmi gösterebilirsiniz. Şimdi de oyunun birkaç püf noktasına değinelim.
Cephane
Oyunda gerçek askeri silahların bir çoğuna sahipsiniz. Ama önemli olan silahı görünüşüne göre seçmek değil, görevin gerektirdiği silahı kullanmak. Zaten oyunda silah seçerken, seçili silah hakkında bilgi veren bir de pencere bulunuyor. Silahların hangi özelliklere sahip olduklarını tahmin etmenize gerek kalmıyor.
Oyunda tabancalar dışında silahlar dürbünlüdür ve nişan alma düğmesine basarsanız, kurbanımızı vurmak kolaylaşacaktır. Bazı görevler rehine kurtarma görevleridir. eğer teröristler sizin varlığınızı hissederlerse rehineleri vurmaya başlayacaklardır. Bunun olmaması için ilk önce silahlarımızı susturuculu modellerden seçmemiz gerekiyor. Oyunda susturuculu olan tüm silahlar adlarında "SD" taşıyor.
Bunun yanısıra, bazı görevler için kritik noktalara keskin nişancılar yerleştirmeniz gerekebiliyor. Tabi onlara da istedikleri silahı vermemiz gerek. Benim favori "sniper" silahım Barett.
Oyun tabi ki sadece silahlardan ibaret değil. El bombası veya göz alıcı bombalarınız mevcut. Ayrıca bazı görevler için çok yararlı bir makinanız var: Kalp atışlarını duvarların arkasından tespit edebiliyorsunuz.
Rainbow Six, 1999 yılında Nato emri altında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra artan terörist faaliyetlere karşı kurulmuş çok gizli uluslararası bir özel harekat timidir. Rainbow, çeşitli ülkelerden gelmiş herbiri çok yetenekli askerlerden kurulmuştur. Burada demek istediklerimi oyunda görev sonlarında daha iyi anlıyorsunuz. Her görev öncesi kısa bir brifing verilerek görevimiz açıklanıyor. Daha sonra oyunun gerçek profesyoneller için kritik bölümüne geçiyorsunuz, yani strareji. Bu bölüm gerçekten çok önemli. Sonuçta siz bir takımsınız ve oyunu singleplayer oynayacaksanız bu bölümde sizin yönettiğiniz grubun dışında diğer grupların da rotasını çizmek ve neler yapması gerektiğini haritada berlitmeniz gerekiyor. "Yok! Ben bu işlerin adamı değilim!" diyorsanız tamam. Onun da kolayı var. Oyunda her görev için hazır planlar var. Fakat tavsiye etmiyorum. Zira her zorluk derecesinde düşmanın yerleri ve seslere ve olaylara karşı reaksiyonu değişiyor. Kolay zorluk derecesinde işe yarayan bir plan expert zorlukta görevi rezil edebiliyor.
Kolay zorluk derecesinde oyunu rahatlıkla stratejiden yoksun olarak, plansız, hesapsız, ramboculuk yaparak bitirebilirsiniz. Fakat diğer zorlukları denemek istiyorsanız o zaman iyi bir plan şart. Oyunun zevkli kılan da zaten bu. siz bir kapıdan girerken, diğer bir grubunuz da başka bir kapıdan giriyor, siz alt katlara yönelimiş teröristlerle savaşırken, diğer grup da üst katta odalara el bombası atıyor. Tabi oyun sırasında bir gruptan diğer bir gruba geçerek onları da yönetebiliyorsunuz. Bütün bu olanlardan sonra, eğer bir görevi bitiremediyseniz hatalarınızı görmek için ya da başarıyla bitirdikten sonra kendinizi izleyip övünmek istiyorsanız, oyunun bir de replay özelliği var. Ana menüden replay'e basarak o görevi tekrar, bu sefer izleyici olarak değişik kamera açılarından izleyebiliyorsunuz. Ve isterseniz kayıt edip arkadaşlarınıza "Bir baskın nasıl olur?" filmi gösterebilirsiniz. Şimdi de oyunun birkaç püf noktasına değinelim.
Cephane
Oyunda gerçek askeri silahların bir çoğuna sahipsiniz. Ama önemli olan silahı görünüşüne göre seçmek değil, görevin gerektirdiği silahı kullanmak. Zaten oyunda silah seçerken, seçili silah hakkında bilgi veren bir de pencere bulunuyor. Silahların hangi özelliklere sahip olduklarını tahmin etmenize gerek kalmıyor.
Oyunda tabancalar dışında silahlar dürbünlüdür ve nişan alma düğmesine basarsanız, kurbanımızı vurmak kolaylaşacaktır. Bazı görevler rehine kurtarma görevleridir. eğer teröristler sizin varlığınızı hissederlerse rehineleri vurmaya başlayacaklardır. Bunun olmaması için ilk önce silahlarımızı susturuculu modellerden seçmemiz gerekiyor. Oyunda susturuculu olan tüm silahlar adlarında "SD" taşıyor.
Bunun yanısıra, bazı görevler için kritik noktalara keskin nişancılar yerleştirmeniz gerekebiliyor. Tabi onlara da istedikleri silahı vermemiz gerek. Benim favori "sniper" silahım Barett.
Oyun tabi ki sadece silahlardan ibaret değil. El bombası veya göz alıcı bombalarınız mevcut. Ayrıca bazı görevler için çok yararlı bir makinanız var: Kalp atışlarını duvarların arkasından tespit edebiliyorsunuz.