04-13-2008, 10:07 AM
Elimde faremle bekliyordum... Demo incelemesinin sonunu okuduysanız, sanırım ne gibi bir heyecanla beklediğimi anlamış olmanız gerekiyor. Yazı bir demo incelemesi için oldukça uzundu. o yüzden bu yazıda ne yazmam gerektiğini, daha doğru değişik neler olduğunu uzun uzun düşündüm. Ne olursa olsun bulurum ben birşeyler nasıl olsa :)
Taktik FPS türünün babasının Tom Clancy lisansıyla çıkan oyunlar olduğunu artık herkes kabul etmiştir. Tv dizilerinden kitaplarına kadar, çok heyecan verici hikayeler bu adamın elinden çıkmakta. Her yönüyle çoğu kişinin hayran olduğu Tom Clancy, sonunda Splinter Cell'in ardından, asıl bombasını piyasaya çıkardı; Raven Shield. Artık yanlız değiliz (yanlız kurt modunu saymazsak). Kontrol etmemiz gereken bir takımımız, hatta bize uymasını beklediğimiz diğer takımlarımız var. eğlence sona erdi, plan yapmak, sessizce ilerlemek, gerektiğinde adam feda etme zamanı geldi.
Gerçekten de oyuna direk aksiyon olarak dalma modu olmasına rağmen, aslında sağlam bir şekilde eğlenmek için her bölümden önce plan yapmak gerekiyor. Detay hastalarını bilirim. Bu oyunu 2 ayrı oyuncu türü oynayacak. Sabırlılar ve sabırsızlar. Sabırsızlar direk aksiyon modunda girecekler. Onlar için herşey doğaçlama olacağından, biraz daha fazla süprizlerle karşılaşacaklardır. Hatta oyun onlar için daha da zor olacak diyebilirim. Öte yandan, bölüme başlamadan önce dakikalarca plan yapanlar, haritayı da tanıyacaklarından, daha bir sağlam ilerleyecekler ve herşeye hazırlıklı olabileceklerdir. Zaten bu son oyunda, plan yapma olayı daha bir esnek yapılmış. Ghost Recon'da da beğeniyordum ama yeni seçeneklerin eklenmesi, daha bir sağlıklı plan yapılmasını olanaklı kılmış Raven Shield'da.
Oyunun girişini, menüsünü ve ilk başta ayarlarla uğraşmanız gerektiğini hatırlatmama gerek yok sanırım. Oyunda çeşitli modların bulunduğunu da biliyorsunuz. Tabi bunlar skirmish tarzı single harita modunda oluyor. Bu bölümlerde, daha önce oynadığınız haritalar üzerinde tekli görevlere çıkıp, adam haklayabiliyorsunuz. Oldukça eğlenceli olmakla birlikte, haritaları tanımak, hatta multiplayer kapışmalarına antreman yapmak için de çok kullanışlı. Görev modunda ise, bölümleri sırayla oynuyorsunuz. Size alıştığınız görevler veriliyor, siz de bunları yapıyorsunuz. Takımları kuruyorsunuz, silahlandırıyorsunuz. Burada hazır kurulumlar da olmasına karşın, siz kendi tarzınıza sahipseniz, ona göre de ayarlar yapabiliyorsunuz. Silah çeşidiniz oldukça fazla, her zevke uygun birşeyler bulmak mümkün.
Oyuna bir "sudden combat" olayı hakim. Yani öyle önünüze geleni vurmak gibi bir şansınız yok. Zaten böyle birşeyin olmasını da istemezsiniz. Daha çok önünüze birinin aniden çıkması, sizin de hemen bu olayı idrak edip adamı indirmeniz üzerine kurulu oyun. Tabi sizden önce yanınızdakiler de ateş edebiliyor ama yine herşey sizde bitiyor. İş böyle olunca, her zaman tetikte olmanız gerekiyor. Daha önce geçmiş olduğunuz biryerden geçerken bile, oranın temiz olduğundan emin olsanız bile, yine de tetikte olmalısınız. Çünkü oyun düşmanları nereden çıkaracağını iyi biliyor. Genelde tek atışla iş bitirildiğinden, cengaver misali ortaya atlamak da akıl karı değil.
Taktik FPS türünün babasının Tom Clancy lisansıyla çıkan oyunlar olduğunu artık herkes kabul etmiştir. Tv dizilerinden kitaplarına kadar, çok heyecan verici hikayeler bu adamın elinden çıkmakta. Her yönüyle çoğu kişinin hayran olduğu Tom Clancy, sonunda Splinter Cell'in ardından, asıl bombasını piyasaya çıkardı; Raven Shield. Artık yanlız değiliz (yanlız kurt modunu saymazsak). Kontrol etmemiz gereken bir takımımız, hatta bize uymasını beklediğimiz diğer takımlarımız var. eğlence sona erdi, plan yapmak, sessizce ilerlemek, gerektiğinde adam feda etme zamanı geldi.
Gerçekten de oyuna direk aksiyon olarak dalma modu olmasına rağmen, aslında sağlam bir şekilde eğlenmek için her bölümden önce plan yapmak gerekiyor. Detay hastalarını bilirim. Bu oyunu 2 ayrı oyuncu türü oynayacak. Sabırlılar ve sabırsızlar. Sabırsızlar direk aksiyon modunda girecekler. Onlar için herşey doğaçlama olacağından, biraz daha fazla süprizlerle karşılaşacaklardır. Hatta oyun onlar için daha da zor olacak diyebilirim. Öte yandan, bölüme başlamadan önce dakikalarca plan yapanlar, haritayı da tanıyacaklarından, daha bir sağlam ilerleyecekler ve herşeye hazırlıklı olabileceklerdir. Zaten bu son oyunda, plan yapma olayı daha bir esnek yapılmış. Ghost Recon'da da beğeniyordum ama yeni seçeneklerin eklenmesi, daha bir sağlıklı plan yapılmasını olanaklı kılmış Raven Shield'da.
Oyunun girişini, menüsünü ve ilk başta ayarlarla uğraşmanız gerektiğini hatırlatmama gerek yok sanırım. Oyunda çeşitli modların bulunduğunu da biliyorsunuz. Tabi bunlar skirmish tarzı single harita modunda oluyor. Bu bölümlerde, daha önce oynadığınız haritalar üzerinde tekli görevlere çıkıp, adam haklayabiliyorsunuz. Oldukça eğlenceli olmakla birlikte, haritaları tanımak, hatta multiplayer kapışmalarına antreman yapmak için de çok kullanışlı. Görev modunda ise, bölümleri sırayla oynuyorsunuz. Size alıştığınız görevler veriliyor, siz de bunları yapıyorsunuz. Takımları kuruyorsunuz, silahlandırıyorsunuz. Burada hazır kurulumlar da olmasına karşın, siz kendi tarzınıza sahipseniz, ona göre de ayarlar yapabiliyorsunuz. Silah çeşidiniz oldukça fazla, her zevke uygun birşeyler bulmak mümkün.
Oyuna bir "sudden combat" olayı hakim. Yani öyle önünüze geleni vurmak gibi bir şansınız yok. Zaten böyle birşeyin olmasını da istemezsiniz. Daha çok önünüze birinin aniden çıkması, sizin de hemen bu olayı idrak edip adamı indirmeniz üzerine kurulu oyun. Tabi sizden önce yanınızdakiler de ateş edebiliyor ama yine herşey sizde bitiyor. İş böyle olunca, her zaman tetikte olmanız gerekiyor. Daha önce geçmiş olduğunuz biryerden geçerken bile, oranın temiz olduğundan emin olsanız bile, yine de tetikte olmalısınız. Çünkü oyun düşmanları nereden çıkaracağını iyi biliyor. Genelde tek atışla iş bitirildiğinden, cengaver misali ortaya atlamak da akıl karı değil.