04-13-2008, 10:06 AM
"Oyunu oynamaya başladığım ilk zamanlarda çok olumlu bir giriş yapmaya karar vermiştim. Oynamaya başladığım ilk anlar Rainbow Six oyunu oynuyor olmamın verdiği etkiyle bana öylesine haz vermişti ki eğer o anda oynamayı bıraksaydım oyuna tam not verebilirdim."
Rainbow Six: Lockdown'a nasıl bir giriş yapsam diye düşünürken aklıma gelen ilginç bir fikirdi bu. Neyse, üzerinde Tom Clancy amblemi olan ve Ubisoft tarafından yapılan/yayımlanan oyunların başarılı olmasına hepimiz alıştık. yıllardır istisna olmadan her Tom Clancy oyununu gözümüz kapalı oynar olduk. Gerek Splinter Cell serisinde, gerekse diğer Rainbow Six'lerde olsun "Clancy" imzasını görmek oynayacağımız yapımdaki senaryonun güzel olacağının kanıtı gibiydi.
Oyun severler olarak Tom Clancy ve Ubisoft'u memnun etmiş olacağız ki, sevdiğimiz oyunların yeni versiyonlarını "özlemeden" oynuyoruz şu an. Benim bu sene merakla beklediğim oyunlar arasında Rainbow Six: Lockdown ve SC Double Agent (hala bekliyoruz ama olsun) baş sıralardaydı. Hatta, kesin klasik olacak diye beklediğim bir oyundu Lockdown. Çünkü Red Storm Entertainment'ın kılavuzluğunda Ubisoft, yeni oyunları olan Rainbow Six: Lockdown'u o kadar abartarak tanıtıyordu ki, böyle bir düşünceye kapılmamak elde değildi. Vaat edilen devrim niteliğindeki yenilikler konusunda ne kadar başarılı olunmuş şimdi söylemeyeceğim. Eminim nottan sonra ve oyunu oynadığınız zamanki izlenimleriniz sayesinde siz de benim gibi oyun hakkında çok şey biliyorsunuzdur. Bu sebeple daha fazla uzatmadan oyunun incelemesine geçelim.
Türk ajan da var mıdır acaba bunların arasında?
Başta belirteyim oyun bu sefer senaryo konusunda çok eksik kalmış. Çünkü konu olarak diğer Tom Clancy oyunlarında da birçok kez karşımıza çıkan (bkz. Splinter Cell Pandora Tomorrow) "kimyasal virüs" şarkısını işliyor Lockdown. Anlayacağınız gibi oyun boyunca (onaltı bölüm) bu virüsü yapanları ve virüsü ele geçirmek için o ülke senin bu ülke benim resmen sürünüyoruz. Senaryo özet olarak böyle. Önceki oyunlardan da bildiğimiz gibi Rainbow Six ekibi, dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş kişilerden oluşmuş bir özel tim. Biz de Chaves ismindeki Rainbow Six üyesiyiz.
Ben oynadığım süre zarfında senaryonun aktarış biçimini hiç beğenmedim. Çünkü bölümler bazen öyle kopuk bir hal alıyor ki, ne yaptığımızı bilmeden milleti tarar oluyoruz. Videoların ve seslendirmelerin senaryoyu tamamlaması gerekirken çoğu zaman onlarında (özellikle videoların) eksik kalması konuyu iyice boğucu bir hale getiriyor. Bu sebeplerden doyalı oyunun senaryo kısmı hiç iç açıcı değil. Yukarıda azda olsa bir kısım bahsettiğim video ve ses bölümlerini ileride açıklayacağım. Şimdi grafiklere geçelim.
Rainbow Six: Lockdown'a nasıl bir giriş yapsam diye düşünürken aklıma gelen ilginç bir fikirdi bu. Neyse, üzerinde Tom Clancy amblemi olan ve Ubisoft tarafından yapılan/yayımlanan oyunların başarılı olmasına hepimiz alıştık. yıllardır istisna olmadan her Tom Clancy oyununu gözümüz kapalı oynar olduk. Gerek Splinter Cell serisinde, gerekse diğer Rainbow Six'lerde olsun "Clancy" imzasını görmek oynayacağımız yapımdaki senaryonun güzel olacağının kanıtı gibiydi.
Oyun severler olarak Tom Clancy ve Ubisoft'u memnun etmiş olacağız ki, sevdiğimiz oyunların yeni versiyonlarını "özlemeden" oynuyoruz şu an. Benim bu sene merakla beklediğim oyunlar arasında Rainbow Six: Lockdown ve SC Double Agent (hala bekliyoruz ama olsun) baş sıralardaydı. Hatta, kesin klasik olacak diye beklediğim bir oyundu Lockdown. Çünkü Red Storm Entertainment'ın kılavuzluğunda Ubisoft, yeni oyunları olan Rainbow Six: Lockdown'u o kadar abartarak tanıtıyordu ki, böyle bir düşünceye kapılmamak elde değildi. Vaat edilen devrim niteliğindeki yenilikler konusunda ne kadar başarılı olunmuş şimdi söylemeyeceğim. Eminim nottan sonra ve oyunu oynadığınız zamanki izlenimleriniz sayesinde siz de benim gibi oyun hakkında çok şey biliyorsunuzdur. Bu sebeple daha fazla uzatmadan oyunun incelemesine geçelim.
Türk ajan da var mıdır acaba bunların arasında?
Başta belirteyim oyun bu sefer senaryo konusunda çok eksik kalmış. Çünkü konu olarak diğer Tom Clancy oyunlarında da birçok kez karşımıza çıkan (bkz. Splinter Cell Pandora Tomorrow) "kimyasal virüs" şarkısını işliyor Lockdown. Anlayacağınız gibi oyun boyunca (onaltı bölüm) bu virüsü yapanları ve virüsü ele geçirmek için o ülke senin bu ülke benim resmen sürünüyoruz. Senaryo özet olarak böyle. Önceki oyunlardan da bildiğimiz gibi Rainbow Six ekibi, dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş kişilerden oluşmuş bir özel tim. Biz de Chaves ismindeki Rainbow Six üyesiyiz.
Ben oynadığım süre zarfında senaryonun aktarış biçimini hiç beğenmedim. Çünkü bölümler bazen öyle kopuk bir hal alıyor ki, ne yaptığımızı bilmeden milleti tarar oluyoruz. Videoların ve seslendirmelerin senaryoyu tamamlaması gerekirken çoğu zaman onlarında (özellikle videoların) eksik kalması konuyu iyice boğucu bir hale getiriyor. Bu sebeplerden doyalı oyunun senaryo kısmı hiç iç açıcı değil. Yukarıda azda olsa bir kısım bahsettiğim video ve ses bölümlerini ileride açıklayacağım. Şimdi grafiklere geçelim.