03-16-2008, 12:16 PM
Bir oyun oynayıp ne tür bir oyun olduğuna karar veremediğiniz hiç oldu mu? Benim bu oyunla birlikte oldu açıkçası. Ayrıca, bir oyunun içinde 3 oyun birden... Önce oyunun türüne karar vermeye çalışayım dedim, FPS, RTS, taktik, yarış; en iyisi içinde bol bulunan action diyelim. Neden üç oyun olduğuna birazdan geliyorum, ama önce biraz konu.
Giants bir adada geçiyor, ada'nın İngilizce karşılığı "Island" ve oyunda bu mekana da Island deniyor, uzayda belirsiz bir yer. Island sulak, bitki örtüsü ve yaşayan canlılar, özellikle Smarty'ler, açısından oldukça zengin bir mekan. Bu adamcıklar oldukça ileri ve yaratıcı zekaya sahipler. Yaşamlarında en çok korktukları şeylerden biri de Sea Reaper adı verilen ve büyü gücüne sahip su perileri. Yaşamlarına adaya uzay gemileriyle zorunlu iniş yapmış olan uzay giysileri içindeki Meccaryn'ler (kısaca Mecc'ler) giriyor. Bu Mecc'lerin amacı da sevgili ülkeleri United Kingdom'a bir şekilde geri dönebilmek (burada gülmeyin, oyun böyle diyor). Unutmadan, oyunun adını aldığı bir tür daha var, dev yaratık Kabuto. Kabuto, Sea Reaper'ler tarafından kendilerini korusun diye yaratılmış ve sonradan da üzerindeki kontrol kaybedilmiş bir tür. Evet, oyunda temel olarak dört tür var ve bunlardan üçünü sırayla kontrol edeceğiz: Mecc, Sea Reaper ve Kabuto. Üç türün de birbirleriyle düşmanca veya dostça çeşitli ilişkileri var. Bu arada Smarty'ler ne oluyor derseniz, hani strateji oyunlarından bilirsiniz, gelişmek için toplayıp kullandığınız ve harcadığınız resource'lar, yani kaynaklar, işte onların oyundaki görevi de bu. Türler bu ufak ada sakinlerini farklı amaçlarla kullanıyorlar; kimi yeterince biriktirip "command center" yaptırıyor, kimi açlığını bastırıyor :)
İlginç ve oldukça farklı bir konu değil mi? Oyunun ilk seviyelerinden, hatta ilk demosundan, başlayarak oldukça komik sahnelerle karşılaşıyorsunuz. Bunun yanında hatırlatmam gerek; üç "tür" var dedim, ama bu ırklardan istediğinizi seçip oynama şansınız yok (multiplayer hariç). Bunun yerine Mecc'lerden başlayarak ve ancak tüm görevlerinizi tamamladıktan sonra diğer türlere sırayla geçiyorsunuz... Bilin bakalım sonuncusu kim? Türleri anlatmadan önce biraz başka şeylerden söz edelim.
Oyunda üç değişik türü sırayla kontrol ediyoruz, bu da üç değişik oyun stili demek. Birçok oyun değişik stilleri bir arada sunma çabası içinde, kimi başarılı, kimi başarılı olmaya çalışıyor, kimi de başaramıyor. Son zamanlarda çıkan MDK 2'de böyle birşeydi. Ama Giants çok farklı; üç farklı türde neredeyse üç farklı oyunu bir arada sunuyor. Bununla da kalmıyor işe yüksek dozda eğlence katıyor. Eksileri yok mu, elbette var, ama bu eksiler oyunun genel yapısını bozmayan ufak eksiler; bazı seviyeler inanılmaz sıkıcı. Ayrıca oyun sırasında "save" yapamıyor oluşunuz da çoğu zaman moral bozucu oluyor. Eksileri ortadan kaldıran ilk şey ise grafikler. Grafikleri hazırlayanlar Earthworm Jim'in yapımında çalışan ekip. Karakter tasarım ve animasyonlarının yanısıra Island'ın geniş ve rengarenk dünyası oldukça başarılı tasarlanmış.
Mecc'ler
Mech'ler sürekli olarak uzay giysileri içinde İngiliz aksanıyla İngilizce konuşan high-tech (yüksek teknoloji) bir tür. Mecc kampanyası boyunca Basil (herkes ona kısaca Baz diyor) isimli Mecc'i kontrol ediyorsunuz ve zamanla dört Mecc daha bu ekibe katılıyor ve Mecc takımına komuta ediyorsunuz. Mecc'lerin herşeyi, high-tech silahlar ve jetpack'ler. Bunlar haricinde zamanla değişik eşyaları da oluyor, örneğin görünmenizi engelleyen Holly Bush (kutsal çalı) gibi.
Peki Mecc'ler yaşamak için neler yapıyor? Vimp'leri öldürüp yiyecek sağlıyor, üslerine getirip depoluyorlar. "Build Pad"leri kullanıp Smarty'lere bina yaptırıyorlar. Bazı binaları yapabilmek için aynı RTS'lerde olduğu gibi önceden yapılmış olması gereken başka binalar olabiliyor ve her binanın yapımı için belli bir miktar Smarty gerekiyor; ne kadar çok Smarty o kadar çabuk bina yapımı demek. Bu binalardan biri "Gift Shop" (hediye dükkanı) ve yapıldıktan sonra Mecc'lere her türlü eşya ve silah temininin yanında gerektiğinde sağlıklarını arttırmaya da yarıyor. Upgrade edildiğinde ise yeni silahlar ve eşyalarınız oluyor (kutsal çalı gibi). Tam teşekküllü bir üs'sün temeli ise Mecc'lere ihtiyacı olan herşeyi sağlayan "Party House". Diğer bazı binalar ise şunlar: turret'ler, tower'lar, mini-gift shop'lar, mineshaft ve Gyrocopter pad'i. Gyrocopter Mecc'lerin ulaşım aracı ve bir machine gun laser'i var. Oyunun başında neden "RTS türü bile denebilir" dediğimi anlamışsınızdır sanırım.
Sea Reaper'lar
Bunlar büyü kullanan su perileri ve kampanyada Reaper'ların yöneticisi şeytani kraliçe Sappho'nun kızı Delphi'yi kontrol ediyorsunuz. Oyunun farklı sürümleri var. Bunlardan Amerikan versiyonu hariç diğer ülke sürümlerinde kendisini topless olarak görebilirsiniz. Delphi'nin amacı annesini ortadan kaldırmak ve Smarty'leri kurtarmak. Aynı zamanda Mecc'lerden Baz'a da aşık :)
Oynanış stili Mecc'lerle üs kurmak açısından hemen hemen aynı sayılabilir. Diğer taraftan işin aksiyon kısmı ve oynanış daha farklı. Öncelikle high-tech silahlar yerine farkli çeşitte ok ve yay kullanıyor ve suda kendini iyileştirebiliyor. Sea Reaper'ların asıl silahı büyüleri. Örneğin Smartie Grab büyüsüyle Smarty'leri uzaktan yakalayabiliyor, Firewall ile düşmanı alevler içinde bırakabiliyor. Tabi büyü yapmanın bedeli de "soul energy"lerinin azalması (bir nev'i mana). Ancak bu enerjiyi Smarty'lere yaptırdığınız Persuader içinde depolayabiliyor veya her spell için en fazla üç adet olmak üzere "spell slot"lara yerleştirebiliyor.
Sea Reaper'lar, Mecc'ler gibi jetpack kullanmıyorlar, bunun yerine "turbo" isimli kullandıkça dolmasını beklemeniz gereken bir yetenekleri var. Ayrıca yine aynı Mecc'lerdeki gibi zamanla gelişen ve upgrade'ler sunan bir teknoloji ağaçları var. Turret'lar, mini-spell shop'lar, portallar ve yüksek imha gücüne sahip bataryalar gibi binalar yapıyorsunuz. Sea Monster isimli spell'i geliştirdikten sonra üssünüzden Island'ın bulunduğunuz noktasına bombardıman yaptırabiliyorsunuz (kullandıktan sonra çabucak bulunduğunuz yerden uzaklaşmayı unutmayın). Reaper'ların ulaşım aracı ise karada ve denizde kullanılabilen çok hızlı bir araç olan Reaperski. Reaperski gerektiğinde nitro boost ve roket kullanabiliyor
Gelelim başrole;
Citizen Kabuto
Kendisi dev bir yaratık ve Mecc'lerle Reaper'lar gibi üs'se falan ihtiyacı yok. Gıda olarak Smarty'leri tercih ediyor ve yedikçe gelişiyor, büyüyor :) Büyüdükçe de neredeyse yokedilemez oluyor ve dağları bile bir adımda geçebilecek kadar irileşiyor. Fakat büyüdükçe hassas bir noktası, diğer bir deyişle zayıf noktası da büyüyor ve ortaya çıkıyor: karnındaki küçük yeşil bölge. Yakınına ulaşabilen düşmanları Kabuto'yu kolayca safdışı bırakabilir.
Kabuto'nun temel yetenekleri ezmek, tekmelemek ve yemek'ten ibaret. Smarty'lerle beslendikçe gelişiyor ve gelişiminin sonunda doğuştan gelen tüm yetenekleri ortaya çıkıyor. Yakaladığı canlıları daha sonra yemek için boynuzlarına dizebiliyor, Smarty yiyerek yumurtlayabiliyor ve kendine özgü büyülü bir taşı mercek gibi kullanarak güneş ışınlarıyla önüne çıkanı kavurabiliyor vb. Oyunda Sea Reaper ve Mecc'lerde üçüncü şahıs (3rd person) veya First person (kendi bakışınız) açısında oynayabiliyorsunuz. Kabuto'da ise durum birazcık daha farklı (cüsseden dolayı): İsterseniz kontrolü Kabuto'nun ağzının içinden, aksiyona biraz daha yakın olsun isterseniz de ayağının dibinden yapabilirsiniz :)
Oyunda ara demolar dahil herşey 3D ve tamamıyla yeni bir içeriğe sahip. İster Vimp'leri topluyor, isterseniz kutsal çalı gibi holografik görüntünün içine saklanmak gibi ileri savaş teknikleri kullanabiliyorsunuz. Her bölüm daha ufak bölümlere bölünmüş halde ve hepsinin zorluk derecesi gittikçe artan ve bitirmeniz gereken hedefleri var. Farklılıkları dışında tüm görevler birazcık keşif ve bolca savaş gerektiriyor. Bu nedenle oyun her ne kadar içinde strateji ve belki biraz da RPG ögesi barındırıyor olsa bile temelde aksiyon türü.
Görüldüğü gibi Giants, konusu ve oynanışı ile oldukça sıradışı bir oyun. Girdiğinizde gözü kapalı görevleri tamamlamaya çalışabilir, ancak bu arada ne yapmanız gerektiğini anlamadığınızdan kolayca sıkılabilirsiniz. Bu kadar geniş içeriği 2 CD'ye ancak sığdırmışlar. Sabrınız varsa bu geniş hayalgücü ve büyük yaratıcılık eserini denemenizi öneririm, ama unutmayın, kolay anlaşılır bir oyun değil. Böyle bir oyun sabahın 5'inde daha başka nasıl anlatılırdı bilemiyorum, bu yüzden yazı içinde anlama zorluğundan kaynaklanan hatalar yaptımsa affola...
Giants bir adada geçiyor, ada'nın İngilizce karşılığı "Island" ve oyunda bu mekana da Island deniyor, uzayda belirsiz bir yer. Island sulak, bitki örtüsü ve yaşayan canlılar, özellikle Smarty'ler, açısından oldukça zengin bir mekan. Bu adamcıklar oldukça ileri ve yaratıcı zekaya sahipler. Yaşamlarında en çok korktukları şeylerden biri de Sea Reaper adı verilen ve büyü gücüne sahip su perileri. Yaşamlarına adaya uzay gemileriyle zorunlu iniş yapmış olan uzay giysileri içindeki Meccaryn'ler (kısaca Mecc'ler) giriyor. Bu Mecc'lerin amacı da sevgili ülkeleri United Kingdom'a bir şekilde geri dönebilmek (burada gülmeyin, oyun böyle diyor). Unutmadan, oyunun adını aldığı bir tür daha var, dev yaratık Kabuto. Kabuto, Sea Reaper'ler tarafından kendilerini korusun diye yaratılmış ve sonradan da üzerindeki kontrol kaybedilmiş bir tür. Evet, oyunda temel olarak dört tür var ve bunlardan üçünü sırayla kontrol edeceğiz: Mecc, Sea Reaper ve Kabuto. Üç türün de birbirleriyle düşmanca veya dostça çeşitli ilişkileri var. Bu arada Smarty'ler ne oluyor derseniz, hani strateji oyunlarından bilirsiniz, gelişmek için toplayıp kullandığınız ve harcadığınız resource'lar, yani kaynaklar, işte onların oyundaki görevi de bu. Türler bu ufak ada sakinlerini farklı amaçlarla kullanıyorlar; kimi yeterince biriktirip "command center" yaptırıyor, kimi açlığını bastırıyor :)
İlginç ve oldukça farklı bir konu değil mi? Oyunun ilk seviyelerinden, hatta ilk demosundan, başlayarak oldukça komik sahnelerle karşılaşıyorsunuz. Bunun yanında hatırlatmam gerek; üç "tür" var dedim, ama bu ırklardan istediğinizi seçip oynama şansınız yok (multiplayer hariç). Bunun yerine Mecc'lerden başlayarak ve ancak tüm görevlerinizi tamamladıktan sonra diğer türlere sırayla geçiyorsunuz... Bilin bakalım sonuncusu kim? Türleri anlatmadan önce biraz başka şeylerden söz edelim.
Oyunda üç değişik türü sırayla kontrol ediyoruz, bu da üç değişik oyun stili demek. Birçok oyun değişik stilleri bir arada sunma çabası içinde, kimi başarılı, kimi başarılı olmaya çalışıyor, kimi de başaramıyor. Son zamanlarda çıkan MDK 2'de böyle birşeydi. Ama Giants çok farklı; üç farklı türde neredeyse üç farklı oyunu bir arada sunuyor. Bununla da kalmıyor işe yüksek dozda eğlence katıyor. Eksileri yok mu, elbette var, ama bu eksiler oyunun genel yapısını bozmayan ufak eksiler; bazı seviyeler inanılmaz sıkıcı. Ayrıca oyun sırasında "save" yapamıyor oluşunuz da çoğu zaman moral bozucu oluyor. Eksileri ortadan kaldıran ilk şey ise grafikler. Grafikleri hazırlayanlar Earthworm Jim'in yapımında çalışan ekip. Karakter tasarım ve animasyonlarının yanısıra Island'ın geniş ve rengarenk dünyası oldukça başarılı tasarlanmış.
Mecc'ler
Mech'ler sürekli olarak uzay giysileri içinde İngiliz aksanıyla İngilizce konuşan high-tech (yüksek teknoloji) bir tür. Mecc kampanyası boyunca Basil (herkes ona kısaca Baz diyor) isimli Mecc'i kontrol ediyorsunuz ve zamanla dört Mecc daha bu ekibe katılıyor ve Mecc takımına komuta ediyorsunuz. Mecc'lerin herşeyi, high-tech silahlar ve jetpack'ler. Bunlar haricinde zamanla değişik eşyaları da oluyor, örneğin görünmenizi engelleyen Holly Bush (kutsal çalı) gibi.
Peki Mecc'ler yaşamak için neler yapıyor? Vimp'leri öldürüp yiyecek sağlıyor, üslerine getirip depoluyorlar. "Build Pad"leri kullanıp Smarty'lere bina yaptırıyorlar. Bazı binaları yapabilmek için aynı RTS'lerde olduğu gibi önceden yapılmış olması gereken başka binalar olabiliyor ve her binanın yapımı için belli bir miktar Smarty gerekiyor; ne kadar çok Smarty o kadar çabuk bina yapımı demek. Bu binalardan biri "Gift Shop" (hediye dükkanı) ve yapıldıktan sonra Mecc'lere her türlü eşya ve silah temininin yanında gerektiğinde sağlıklarını arttırmaya da yarıyor. Upgrade edildiğinde ise yeni silahlar ve eşyalarınız oluyor (kutsal çalı gibi). Tam teşekküllü bir üs'sün temeli ise Mecc'lere ihtiyacı olan herşeyi sağlayan "Party House". Diğer bazı binalar ise şunlar: turret'ler, tower'lar, mini-gift shop'lar, mineshaft ve Gyrocopter pad'i. Gyrocopter Mecc'lerin ulaşım aracı ve bir machine gun laser'i var. Oyunun başında neden "RTS türü bile denebilir" dediğimi anlamışsınızdır sanırım.
Sea Reaper'lar
Bunlar büyü kullanan su perileri ve kampanyada Reaper'ların yöneticisi şeytani kraliçe Sappho'nun kızı Delphi'yi kontrol ediyorsunuz. Oyunun farklı sürümleri var. Bunlardan Amerikan versiyonu hariç diğer ülke sürümlerinde kendisini topless olarak görebilirsiniz. Delphi'nin amacı annesini ortadan kaldırmak ve Smarty'leri kurtarmak. Aynı zamanda Mecc'lerden Baz'a da aşık :)
Oynanış stili Mecc'lerle üs kurmak açısından hemen hemen aynı sayılabilir. Diğer taraftan işin aksiyon kısmı ve oynanış daha farklı. Öncelikle high-tech silahlar yerine farkli çeşitte ok ve yay kullanıyor ve suda kendini iyileştirebiliyor. Sea Reaper'ların asıl silahı büyüleri. Örneğin Smartie Grab büyüsüyle Smarty'leri uzaktan yakalayabiliyor, Firewall ile düşmanı alevler içinde bırakabiliyor. Tabi büyü yapmanın bedeli de "soul energy"lerinin azalması (bir nev'i mana). Ancak bu enerjiyi Smarty'lere yaptırdığınız Persuader içinde depolayabiliyor veya her spell için en fazla üç adet olmak üzere "spell slot"lara yerleştirebiliyor.
Sea Reaper'lar, Mecc'ler gibi jetpack kullanmıyorlar, bunun yerine "turbo" isimli kullandıkça dolmasını beklemeniz gereken bir yetenekleri var. Ayrıca yine aynı Mecc'lerdeki gibi zamanla gelişen ve upgrade'ler sunan bir teknoloji ağaçları var. Turret'lar, mini-spell shop'lar, portallar ve yüksek imha gücüne sahip bataryalar gibi binalar yapıyorsunuz. Sea Monster isimli spell'i geliştirdikten sonra üssünüzden Island'ın bulunduğunuz noktasına bombardıman yaptırabiliyorsunuz (kullandıktan sonra çabucak bulunduğunuz yerden uzaklaşmayı unutmayın). Reaper'ların ulaşım aracı ise karada ve denizde kullanılabilen çok hızlı bir araç olan Reaperski. Reaperski gerektiğinde nitro boost ve roket kullanabiliyor
Gelelim başrole;
Citizen Kabuto
Kendisi dev bir yaratık ve Mecc'lerle Reaper'lar gibi üs'se falan ihtiyacı yok. Gıda olarak Smarty'leri tercih ediyor ve yedikçe gelişiyor, büyüyor :) Büyüdükçe de neredeyse yokedilemez oluyor ve dağları bile bir adımda geçebilecek kadar irileşiyor. Fakat büyüdükçe hassas bir noktası, diğer bir deyişle zayıf noktası da büyüyor ve ortaya çıkıyor: karnındaki küçük yeşil bölge. Yakınına ulaşabilen düşmanları Kabuto'yu kolayca safdışı bırakabilir.
Kabuto'nun temel yetenekleri ezmek, tekmelemek ve yemek'ten ibaret. Smarty'lerle beslendikçe gelişiyor ve gelişiminin sonunda doğuştan gelen tüm yetenekleri ortaya çıkıyor. Yakaladığı canlıları daha sonra yemek için boynuzlarına dizebiliyor, Smarty yiyerek yumurtlayabiliyor ve kendine özgü büyülü bir taşı mercek gibi kullanarak güneş ışınlarıyla önüne çıkanı kavurabiliyor vb. Oyunda Sea Reaper ve Mecc'lerde üçüncü şahıs (3rd person) veya First person (kendi bakışınız) açısında oynayabiliyorsunuz. Kabuto'da ise durum birazcık daha farklı (cüsseden dolayı): İsterseniz kontrolü Kabuto'nun ağzının içinden, aksiyona biraz daha yakın olsun isterseniz de ayağının dibinden yapabilirsiniz :)
Oyunda ara demolar dahil herşey 3D ve tamamıyla yeni bir içeriğe sahip. İster Vimp'leri topluyor, isterseniz kutsal çalı gibi holografik görüntünün içine saklanmak gibi ileri savaş teknikleri kullanabiliyorsunuz. Her bölüm daha ufak bölümlere bölünmüş halde ve hepsinin zorluk derecesi gittikçe artan ve bitirmeniz gereken hedefleri var. Farklılıkları dışında tüm görevler birazcık keşif ve bolca savaş gerektiriyor. Bu nedenle oyun her ne kadar içinde strateji ve belki biraz da RPG ögesi barındırıyor olsa bile temelde aksiyon türü.
Görüldüğü gibi Giants, konusu ve oynanışı ile oldukça sıradışı bir oyun. Girdiğinizde gözü kapalı görevleri tamamlamaya çalışabilir, ancak bu arada ne yapmanız gerektiğini anlamadığınızdan kolayca sıkılabilirsiniz. Bu kadar geniş içeriği 2 CD'ye ancak sığdırmışlar. Sabrınız varsa bu geniş hayalgücü ve büyük yaratıcılık eserini denemenizi öneririm, ama unutmayın, kolay anlaşılır bir oyun değil. Böyle bir oyun sabahın 5'inde daha başka nasıl anlatılırdı bilemiyorum, bu yüzden yazı içinde anlama zorluğundan kaynaklanan hatalar yaptımsa affola...